Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > KÜLTÜR & SANAT > Edebi eleştiri - Makale - Denemeler

Edebi eleştiri - Makale - Denemeler Edebi metinler, Makale, Eleştiri ve Denemeler

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 06-29-2009, 12:02   #1 (permalink)
 
ARMANÇ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 804
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 1
ARMANÇ Seçkin bir yolda.
Standart Gülmeyi Dağlarda Öğrendim(halil uysal)

'Biliyor musun, dağlara gelmeden önce bu kadar çok gülmüyordum, gülemiyordum. Ancak arkadaşlarımın arasında, bu ormanda mutlu olabiliyorum, gönül rahatlığıyla gülebiliyorum. Biliyor musun, ben gülmeyi dağlarda öğrendim….'


O kalabalık ormanın içinde ilk önce ikisi gözüme çarpıyor. Aslında onları önce görmüyor, duyuyorum.

Yeşilin gerçek yeşil, mavinin gerçek mavi olduğu şu günlerde ormanların kuytuları gerillalar için birebir konaklama yerleri. Ormanlar içinde su bulmak biraz sorun olsa da, koca koca meşe ağaçları bu gencecik Kürt çocuklarına yetecek kadar su bırakmayı ihmal etmiyorlar. Mutlaka bir kuytulukta, kimsenin uğramadığı bir köşede ufak bir pınarı bu çiçeği burnunda gerillalara ayırıyorlar…

Onları bulmak için koca bir ormanı dolaşıyorum. Ormanın içinden bir yerlerden sesleri geliyor, ama bir türlü nerede olduklarını kestiremiyorum. Ağaçların yankı yapmadığını da iyi biliyorum. Ama kulağıma ulaşan bu seslerin, seslerden öteye bu gülüşlerin hangi yönden geldiğini bir türlü anlayamıyorum. Sanırım öğle sıcağında yola koyulmak bir hataydı. Ama bu kahkahalar yüzünden bir türlü vazgeçip geri de dönemiyorum.

Havadaki oksijen oranı öylesine yüksek ki, zaman zaman başım dönüyor. Işık öylesine gözlerimi yakıyor, bir türlü yeşilin tonlarını ayırt edemiyorum. Biliyorum, suya yakın yerlerdeki ağaçların yeşilleri daha koyu oluyor. Ama ben şuan ne açık yeşili, ne de koyu yeşili hissedebiliyorum. Bu saatte yola çıkılmazdı ama ne yapalım…

Sincap ve kuş sesleri arasında zar zor seçebildiğim kahkahalar en doğru yol göstericim. Sık ağaçlar arasında gülüşlerin geldiği yöne doğru yürümeye çalışıyorum. Bugün sanki bütün orman bana gülüyormuş gibi geliyor. Az sonra bu ormanı kahkahalarıyla çınlatan, bu doğaya en doğal halleri ile katılan gençlerle karşılaşacağımı bildiğim halde, neye güldüklerini düşünmeden edemiyorum. Nedir bu çocukları böylesine güldüren, böylesine mutlu eden şey…

Kendi durumumun hiç iyi olmadığını farkındayım. Kıyasıya sıcak, dayanılmaz susuzluk, birde her tarafımda dönüp dolaşan sivrisinekler katlanılır gibi değil. Ama ormanın içinden gelen bu içten kahkahalar aklımı çeliyor, mutlu olmama yetiyor. Durup durup kendi halime gülüyorum. Nereye saklanmış bu sevinçli çocuklar…

Fotoğrafı düşünmenin zamanı değil ama bu gülüşlerin sahiplerini, bu mutlu çocukları bir şekilde film üzerine kaydetmeden duramayacağım. Kısa bir ara verip kameramı hazırlıyor ve tekrar devam ediyorum. Bir zaman sonra ağaçlar arasında gülüşlerin sahiplerini görüyorum. Onlar henüz benim farkımda değiller. Susuzluğumdan haberleri bile yok. Ama ben ikisini de tanıyorum…

Birinin ismi Serhat, diğerinin Kawa…

Birisi yirmi üç yaşında, diğeri yirmi dört…

Biri Adıyaman'ın, diğeri Qamışlo'nun köylerinde dünyaya gözlerini açmış.

Biri İstanbul'un sokaklarını terk edip gelmiş, diğeri Halep'in arka mahallelerini...

Biri Türkçe'yi konuşmuş hayatı boyunca, diğeri Arapçayı…

Şimdi her ikisi bu dağ başında, bu ormanın içinde, bu kıyasıya savaşın orta yerinde Kürtçe gülüyorlar…

Her fotoğrafın bir öyküsü olduğuna inanırdım. Bazı öykülerin de fotoğrafları yarattığını bu dağlarda öğrendim. Bir kez daha bir anı yakalamanın bir bardak sudan önce geldiğini fark ediyorum. Bu gülen çocukların kahkahaları susuzluğumu bir an olsun unutturuyor. Yemyeşil ormanı çınlatmaya devam ediyorlar. Çevrelerine binlerce asker yığılmış, Ortadoğu'nun en eski devletleri onlar üzerine anlaşmalar yapıyor, eş güdümlü operasyonlara çıkıyorlar, kimin umurunda…

Onlar doya doya, kana kana gülüyorlar...

Gözlerimi yakan terimi siler silmez deklanşöre basıyorum. Sanırım yıllar boyu dağlarda kalmamın en büyük nedeni de yakaladığım bu kadrajlar. Usulca yanlarına yaklaşıyorum. Beni fark eder etmez susuyorlar. Susmayın, doya doya, kana kana gülün, demek istiyorum, olmuyor. Bir kez girdim ortamlarına. Biliyorum, dudaklarının arasına kıstırdıkları gülüşleri yerli yerinde, her an uçmaya hazır bir kuş gibi duruyor. Bir dokunsam tekrardan hep beraber gülmeye başlayacaklar.

Durumum pek iç açıcı olmasa gerek, Kawa koşa koşa su getirmeye gidiyor. Serhat'ın yanına oturuyorum. Söyleyecek bir tek sözüm yok. Gözleri pırıl pırıl parlıyor. Gözleri hala gülüyor. Neye güldüklerini merak etmiyor değilim. Ama sormayacağım. Nasıl güldüklerini gördüm ya, o bana yetiyor.

Kawa elinde koca bir bidonla geliyor. Ben kana kana su içerken, Serhat sanki bütün düşüncelerimi okumuş gibi konuşuyor.

'Biliyor musun, dağlara gelmeden önce bu kadar çok gülmüyordum, gülemiyordum. Ancak arkadaşlarımın arasında, bu ormanda mutlu olabiliyorum, gönül rahatlığıyla gülebiliyorum.

Biliyor musun, ben gülmeyi dağlarda öğrendim….'

Serhat'ın, bu küçük bilgenin son sözü beynime zıpkın gibi saplanıyor, beni bu yazının başına mıhlıyor. Bütün bir gece düşünmeye iten, ormandaki uykusuzluğumun nedeni oluyor.



__________________
biz yaşamı gülüş tadında yaşadık
yani yaşam bir gülüşse,
biz onun en iyi kahkaha atanlarıydık.
biz böyle sevdik birbirimizi,
böyle paylaştık varlık ve yokluğu...
bu yüzden en sevdiklerimizi toprağa gömerken bile,
yaşama ve ayakta kalabilme gücü gösterdik...ROJ
sürgün...
ARMANÇ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
dağlarda, gülmeyi, uysal, öğrendimhalil

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Halil Uysal: Ağrı dağına yürüyüş... ARMANÇ Edebi eleştiri - Makale - Denemeler 0 06-15-2009 13:20
Halil ibrahim uysal HİVDA Ölümsüzler 7 02-11-2009 15:46
Hayattan ne öğrendim? reyhan Edebi eleştiri - Makale - Denemeler 0 06-16-2008 15:34
Öğrendim ki... ibrahimo Şiirler 1 01-03-2008 22:14
öğrendim ki özlem Nazım Hikmet 2 11-30-2007 15:21


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 01:47 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447