![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 75
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | Yunanistan'daki Gelişmelerin Politik İfadeleri Yunanistan öğrencileri, gençliği ve işçilerinin yükselttiği militan mücadele bayrağını yoldaşça duygularımızla selamlıyoruz. Yunanistan'daki mücadele dalgası bütün dünya emekçi cephesini heyecanlandırırken emperyalizmin ağababaları korkuya kapıldı. 15 yaşındaki Alexis Grigopulos'un polis tarafından katledilmesi olayların fitilini ateşledi. Yunan Kathemerini Gazetesi'nin burjuva yorumcularının da ifade ettiği gibi ortam elektrikliydi, bu olay yaşanmasaydı bir başkası fitili ateşleyecekti. Yunan toplumunda biriken sınıfsal gerilim büyük bir potansiyel enerji anlamına geliyordu ve Alexis'in öldürülmesi potansiyelin harekete geçmesini sağladı. Avrupa'da Hiçbir Şey Eskisi gibi Değil Avrupa'nın �refah devletlerinde� koşullar bambaşka hale gelmiş durumda. Çeyrek asırdır kapitalist sınıfların neoliberal politikalarıyla yavaş yavaş aşındırılan emekçi sınıfların kazanımları artık dramatik şekilde buharlaşmaktadır. 1930'lardaki büyük buhrandan sonraki en büyük krizin kabarık faturası ortaya çıkmakta, bu da sınıf mücadelesi arenasını kaçınılmaz biçimde elektriklendirmektedir. Yunanistan'daki eylemlerin militan karakteri her şeyden evvel bu elektriklenmenin, Yunan gençliğinin geleceksizleştirilmeye karşı duyduğu tepkinin sonucudur. Yunanistan'da yükselen isyan, tıpkı 2001 yılında Arjantin'de ekonomik krize karşı yükselen ayaklanma gibi, küresel kapitalist sistemin içine düştüğü darboğazın bir tezahürüdür. Kriz derinleştikçe ve sermayenin açgözlülüğünün yol açtığı zarar emekçilerin sırtına yüklenmek istendikçe geleceğin bu tarz sosyal patlamalara tanık olması kaçınılmazdır. Nitekim, bundan çekinen egemenler Yunanistan isyanını gelecekte kendi tahtlarını sallayabilecek patlamaların işareti olarak dikkate almak zorunda kalıyorlar. Bunun en açık örneği Fransa'da yaşandı ve Sarkozy eğitim reformunu toplumsal gerilim yaratmamayı ve Yunanistan'da gerçekleşen eylemlerin etkisini de ifade ederek 1 yıl erteleme kararı aldı. Öyle ki La Liberation gazetesi �Fransa Yunanistan olur mu?� başlığını manşetine taşıdı. Avrupa egemen sınıfları olayların kendi ülkelerine sıçramasından büyük endişe duymaktadır. Çünkü başta öğrenciler olmak üzere tüm gençliğin tepkisini üzerinde toplayan eğitim ve sağlık alanlarının hızlanan erozyon, yaygınlaşan işsizlik, düşük ücretler, esnek çalışma adı altında yoğunlaşan sömürü, polis şiddeti vb sadece Yunanistan'ın meselesi değildir. Bunu iyi gören kapitalistler bir hayli tedirgin durumdalar. Gerçekten de gençliği bekleyen geleceksizlik kör gözler için bile aşikar hale gelmiştir. Batan kapitalistleri kurtarmak için hükümetler emekçilerin sırtından elde ettikleri yüz milyarlarca doları seferber ederlerken sağlık ve eğitim sistemi çökmekte ücretler düşmekte sosyal haklar budanmakta ve işsizlik giderek yaygınlaşmaktadır. Bütün bu koşullar altında Yunanistan'daki radikal politik eylemlilik dünya kapitalizminin krizine karşı girişilecek büyük mücadelelerin potansiyelini ortaya koydu. Bundan sonrası için Bolşevik-Leninistler devrimci atılımların, isyanların ve radikal emekçi eylemliliklerinin büyük zemin kazandığını Yunanistan radikalizminin bu anlamda bir öncü kavga olabileceğini görmelidir. Bu anlamda radikal mücadelelerin yayılması için mücadele başat görev olurken, olası büyük kavgalar için donanımı arttırmak büyük aciliyet taşımaktadır. Politik Önderliğin Rolü Tüm dünyada devrim meselesinin özü işçi sınıfı ve gençliğin en kararlı kesimlerini örgütleyen bir devrimci öncünün yaratılması meselesidir. Kendiliğinden gelişecek radikal sınıf mücadelelerinin en aşırı durumda bile bir sınırı vardır. Şüphesiz, sendikal bürokrasi, reformist partiler ve her türden uzlaşmacı eğilim böyle dönemlerde merkezi koordinasyon, politik netlik ve belirli bir perspektiften yoksun radikal sınıf hareketini engellemek için üzerine düşeni yapacaktır. Bu konuya örnek olarak artık 21.yy'dan da birçok örnek verebiliriz. Bunların en barizlerinden birisi 2003'te ayaklanmalarla art arda 3 başkan deviren Bolivya işçi sınıfının devrimci atılımı idi. Evo Morales liderliğindeki MAS işçi sınıfının radikal eylemliliklerinin soğutulması yolunda büyük tesir sahibi olabilmişti. Yunanistan'da da şimdilerde olayların evriltilmesini sağlayacak bir devrimci öncünün eksikliği gözükmektedir. En acil olanı, gençliği saran mücadele ateşinin emekçi sınıfları da aynı ölçülerde etkilemesini sağlamak ve mücadeleyi üretim merkezlerine doğru kaydırmaktır. Gericilik başını kaldırmadan düzene sadık her türden reformist, uzlaşmacı ve (sol) milliyetçi unsur üzerlerine düşeni yapmakta olayların yatışması için ellerinden gelen tüm çabayı sarf etmektedirler. Bunların başında gelen Yunanistan Komünist Partisi (KKE), karşı devrimci yüzünü çok çıplak biçimde bir kez daha ortaya koyarak militan mücadele içerisindeki gençliği ve emekçileri provokasyon yaratmakla suçladı. Öyle ki Yunan aşırı sağı KKE'yi tebrik edecek duruma geldi. 1940'lardaki iç savaşta devrimi bizzat Stalin'in direktifleriyle ihanete uğratan, Yunan halkının Nazilerce katline SSCB'nin çıkarları doğrultusunda önce sessiz kalıp, Yunanistan'ın kaderini savaşın ardından yine SSCB'nin çıkarları için emperyalist İngiltere'ye teslim eden karşı-devrimci KKE; o günlerinden çokta farklı olmayan bir doğrultuda ihanetlerinden bir başkasını ortaya koymaktadır. Eylemcileri toplumsal barışı bozmakla, polis ajanlığıyla ve provokatörlükle suçlamaktadır. Bu parti, çoktan tarih olan ortodoks Stalinci okulun geriye kalan tek tük örneklerinin en etkilisidir. Yunanistan'da geçmişten beri sendikal bürokrasinin omurgası oluşturan KKE'nin son olaylardaki rolü gençliği saran mücadele ateşini işçi sınıfından uzak tutmaktır. PASOK'un sol ayağından başka bir şey olmayan bu parti, sistemin ne zaman başı sıkışsa payanda olmak için kendini heder etmektedir. Stalinist-Menşevik okulun düzene olan sadakatinin en iyi örneklerini Nepal'de devrime ihanet edip emperyalizmle uzlaşan Maocular ortaya koymuştu. Şimdi de KKE bir kez daha sistem adına üzerine düşeni yapıyor. Güçlü radikal sol gelenekleri olan Yunanistan'da KKE'nin alternatifinin örülemediği gözükmektedir. Ön plana çıkan anarşistler ise gerek eylemlilikleri gerekse de işçi sınıfına uzak oluşları ve güvensizlikleri nedeniyle işçi sınıfının genelinin radikal eylemlere mesafeli yaklaşmalarına sebep olmaktadır. KKE gibi uzlaşmacı unsurların işini kolaylaştıran, bu anlamda gençliğin militan kesimlerini kitlelerden izole eden anarşistlerin eylem ve mücadele anlayışlarıdır. Toplumdaki bu tarz sosyal patlamaların devrimci durumu yaratıp yaratamayacağını işçi sınıfının hareketin sadece içinde yer almakla yetinmesinin değil, bizzat ona önderlik ederek, toplumun sisteme karşı muhalif kesimlerini liderliği altında birleştirmesinin belirleyeceğini vurgulamak zorunludur. Bunu başarabilmenin yegane koşulu ise, işçi sınıfı önderliğinde toplumun tüm ezilen, sömürülen kesimlerini bir çatı altında toplayabilecek devrimci bir önderliğin varlığıdır. Ancak böyle bir önderliğin varlığı ayaklanmaları devrimci bir duruma dönüştürebilir, kitlelerin düzene karşı savaşımda yönlerini tutarlı bir şekilde bulmalarına imkan yaratabilir. Sonuç Olarak Kapitalist sistem darboğaza düştüğü ölçüde, tüm dünyada güdük burjuva demokrasisinin bile egemenler tarafından geri çekildiği, insan hakları ihlallerinin, emekçilere yönelik saldırıların arttığı bir dünyaya doğru sürükleneceğiz. Kapitalistler böyle anlarda ne kadar vahşileşebileceklerini bize geçmiş deneyimlerle acı bir şekilde öğrettiler. Fakat, bugün Yunanistan'da yaşanan isyan ve işçi sınıfının uluslararası alanda süre giden uyanışı kapitalizmin yarattığı pislikleri silip atabilecek bir yol haritasını önümüze koymaktadır. Bu uyanış yolunu ya devrimci enternasyonalist bir partinin önderliğinde sosyalist devrime doğru yürüyecektir veya tarihte benzerlerini pek çok sefer karşılaştığımız gibi kapitalizmin gericiliği, barbarlığı aynı şekilde devam edecektir.
__________________ Ö n d e r L e n i n T r o ç k i H e d e f S o v y e t l e r |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| gelişmelerin, ifadesi, politik, yunanistandaki |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| ‘Kökten ırkçı’ Arıtman CHP faşizminin ifadesi | BABİL | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 12-19-2008 17:29 |
| Başbakan'ın 'ben de çevreciyim' ifadesi büyük tepki çekti | İsyanAteşi | KomünistForum Haber Servisi | 1 | 08-31-2008 05:34 |
| İlhan Selçuk'un Akrostişli ifadesi | reyhan | Serbest Başlık ( Siyaset ) | 2 | 04-20-2008 17:19 |
| Türkiye'deki gelişmelerin İslam dünyası açısından bir test olarak görüldüğü öne sürül | burjuva-haberci | Güncel Haberler | 0 | 05-15-2007 12:47 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 22:11 .