Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Devrim Tarihi > Dünya Devrim Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 04-07-2008, 01:53   #1 (permalink)
 
yekta - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 487
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 3
yekta Seçkin bir yolda.
Standart Che’yi vareden : Ezilen halkların mücadelesi

Che’yi vareden : Ezilen halkların mücadelesi
Che’nin yaşadığı dönem dünya çapında antiemperyalist mücadelenin dorukta olduğu bir dönemdir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerikan emperyalizmine karşı milliyetçiliğin üçüncü dalgası yükselmektedir. Latin Amerika’dan, Asya’ya, Afrika’ya kadar ezilen halkların bağımsızlık ve devrim mücadelesi en üst noktasındadır. Bu dönemde Amerikan emperyalizmi tüm dünyada yenilgiye uğratılmaktadır. Emperyalizme karşı mücadele veren ülkeler, mücadelelerini alternatif toplumsal düzenler kurarak sürdürmektedir. Ama bu mücadele yalnız emperyalizmden tek tek ülkelerin kopma sı anlamına gelmemektedir. Bir ülkenin yürüttüğü mücadele, diğer bir ülkenin kurtuluş mücadelesinin ateşleyicisi olmaktadır. Asya kıtasında Ho Shi Minh önderliğindeki Vietnam halkının kurtuluş mücadelesi Amerikan emperyalizminin yenilgiye uğratarak, Kamboçya’da devrimin de önünü açacaktır. Vietnam, Laos, Kamboçya Amerika kıtasındaki devrimci mücadelelerle birleşmekte Afrika ayağa kalkmakta emperyalizme karşı savaş dalgası tüm dünyayı kaplamaktadır.
Che ezilen dünyanın gerçeğidir
Ancak bugün cevaplanması gereken bu mücadelenin nereden kaynaklandığı, nasıl gerçekleştirildiğidir? Nasıl bir enerjidir bu mücadelenin gerçekleştirilmesi sırasında açığa çıkan? Nasıl bir felsefedir, o güne kadar ezilmiş, aşağılanmış, horlanmış milyarların, dünyanın bütün kaynaklarını ellerinde tutan ve dünyanın gerçeğini kendi çıkarlarından ibaret gören burnu havada Batılı emperyalistlere karşı direnişini gerçekleştiren?
İşte Che tüm varlığıyla bunun cevabıdır. O ezilen dünyanın gerçeğidir. Yaşamındaki canlılıkla, hareketle, felsefesiyle, enerjisiyle ezilen dünyanın gerçeğidir Che. Ve ölüsündeki işkence, horlanma, emperyalistlerin nefreti ama tavizsizlikle ezilen dünyanın gerçeği!
Che’yi unutulmaz kılan, horlanmayı ve sömürülmeyi kabul etmemiş her ezilenin kalbine ve beynine açık bir çağrı olan mücadelesidir. İşte o mücadele sonunda emperyalistler ona inanılmaz işkencelerle zulmedecekler ve öldürecekler, ve bu aşağılık katliamlarını kendilerini kanıtlama zavallılığı içinde insanlara sunacaklardı. Emperyalistler şöyle demek istiyordu 1967’de: “Biz Che’yi öldürdük. Biz kendi gerçeğimiz dışında bir uygarlık asla kabul etmeyiz. Bizim mülkiyetimize ve çıkarlarımıza yönelecek her türlü saldırıyı yok ederiz. İşte biz Che’yi öldürebildik. O siz ezilenlere ne kadar güçlü görünse de, ne kadar yenilmez görünse de, ne kadar ilahi ve kutsal görünse de biz onu öldürdük.”
İşte emperyalistler Che’nin ölümünden beri geçen 35 yıl içinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar. Sermayesiyle, teknolojisiyle, ekonomosiyle, kültürüyle ve herşeyiyle o kadar güçlü olduğu iddia edilen emperyalizm her geçen gün kendini kanıtlama ihtiyacını yeniden duymaktadır ve ezilenlere yeniden saldırmaktadır.
İşte Che’nin yaşadığı dönemde de tüm ezilen dünyayı ayağa kaldıran şey emperyalizmin aşağılık yüzünün açıkça görülmesi ve ezilenlerin daha fazla kendi uygarlıklarının bilincine varmalarıdır.
Che’nin çağrısı kulaktan kulağa yayılıyor
Oysa Che’yi Che yapan tam da bu emperyalist aşağılık kompleksinin karşısında mütevazi devrimciliğidir. O “mütevazi katkısı”nın sunmak üzere ülkeden ükeye koşarken, emperyalist mekanizma da onun adından her ülkeye binlerce asker, tonlarca silah ve askeri destek, onlarca danışman, milyonlarca dolar ihanet sokuyordu. Che Bolivya’dayken böyleydi, Kongo’dayken böyle. Emperyalist haydutluğun tüm kişiliği onun ağır baskı mekanizmasında gerçekleşirken, ezilen dünya bir bayrak gibi Che adında bir genci edinmiş ve bu genç hayatında ilk kez gördüğü bir kıtada, ilk kez gördüğü insanlarla, ilk kez konuştuğu bir dilde, ilk kez rastladığı bir uygarlık mirasıyla emperyalistlerin bu baskı mekanizmasını hallaç pamuğu gibi atıyordu.
Che materyalisttir. Oradan oraya koştururken insanlara “hümanite” nutukları atmak için yapmıyordu bunu. İnsanlığın kardeş olduğundan, savaşların ne kadar da kötü olduğundan, ah bir de emperyalistler şu bir kaç anlaşmayı da imzalayıp fakirlere biraz daha destek olsun zavallığından bahsetmek için gezmiyordu. Onun materyalizmi imkansız gibi görünen bir savaşın çağrısıdır. Bu savaşın olanaklarının yaratılmasıdır. Onun savaş çağrısı kulaktan kulağa yayılır. Che bunun bilincindedir. Bu savaş çağrısı emperyalistlerin, halkı “bilinçlendirme” araçlarından, Birleşmiş Milletler’inden, parlamentosundan yayılmayacaktır halklara. Yalnızca kulaktan kulağa! Bir militanın, bir gence, bir işçiye, bir köylüye, emekçiye bire bir sözlerinden ibaret olacaktır bu çağrı. Bir örgüt çağrısı, bir askeri çağrı, bir eylem çağrısı olabilecektir yalnızca.
Ama Che’nin materyalizmidir ki bu çağrının tüm olanaksızlıklara rağmen milyarlarca insanın dilinde bir savaş çağrısına dönüşmesine imkan verecektir. Onun tuttuğu yol tek gerçekçi yoldu. İnsanlığın bugün herşeyden fazla ihtiyacı olan şey bunu anlaması. O emperyalistlerin sömürü oyunları altında inleyen insanlığın uyanışıdır. Her türlü emperyalist aldatmadan kurtularak kendi mirasına ve kendi iradesine sahip çıkıştır.
Che’nin varlığı ezilenlerin uygarlığının kanıtıdır
Che’nin materyalizmi onun ideolojisinde açığa çıkar. Che sosyalisttir. ve insanlığın bu yüzden onun çağrısınıa kulak verdiğinin bilincindedir. Çünkü onun savaşçılığı ezilen dünyanın gerçeğinin değiştirilmesi içindir.
Ezilen insanlar Che’de karşılarındaki emperyalist sistemin tarihsel olarak yıkılışının kanıtlarını bulmuşlardır. Bunun bir sınıf mücadelesi olduğunu, yani bugün de yarın da emperyalizme karşı mücadelenin kaçınılmaz olarak ezilenin bir görevi olduğunu görmüşlerdir.
Che’de her ezilenin bir değeri vardır. Emperyalizme karşı savaşçı olarak bir tek değeri. Che insanlara madem sizin gerçeğiniz bu, o zaman değiştirin demiştir. Che’de sosyalizmin ideolojik tutarlılığı katıksız insani iradeye ve enerjiye dönüşmüştür. Bitmez tükenmez bir mücadele yeteneğine dönüşmüştür.
Sosyalizm kendisini işte olanaksızlıklar içinden çıkmış ve imkânsızları gerçeğe dönüştürmüş bu devrimci gencin hareketinde de bir kez daha kanıtlamıştır.
Emperyalizmin Che’yi öldürdüğündeki sevinci de bundandır. İşte biz onu yendik derken kendi haydutluğunun bir kez daha ezilenlerin uygarlığının üstüne çıkmasına sevinmektedir.
Ancak bugün bir tek soru bile emperyalizm ve sosyalizm arasındaki uygarlık gerçeğini gözler önüne serer. İnsanlar Che’ye mi saygı duyuyor, emperyalizme mi?
Bugün emperyalizmi gözlerden saklayan ve onu aklamak için yaratılmış olağanüstü mekanizmalara rağmen nerede ezilenler hareket geçse ellerinde Che’nin resminin oluşu tesadüf değil. Haydutluk Che’ye her saldırışında onu daha da yüceltmekten başka bir şey yapamıyor.
Che başka bir dünyada yaşamıyordu
Bugün emperyalizm çağının geçtiği palavralarıyla beraber devrimciliğin modasının geçtiği de ortaya atılıyor. Che bu anlamda da bu safsatanın komikliğini göstermek açısından en önemli örnektir.
Devrimcilik diye bir moda hiç bir zaman varolmadı ve olamaz da. Çünkü devrimcilik yüksek topuklarla, kırmızı halı serili sahnelerde dolaşmaya hiç benzemez. Che’nin mücadelesinde karşılaştığı zorluklar tüm insanlara bu mücadelenin bir bedeli olduğunu göstererek bu gerçeği tekrar tekrar kanıtlamıştı. Ve insanlar da Che’nin ardından mücadeleye atıldıklarında karşılaşacaklarının neye benzer bir şey olacağının bilincindeydiler.
Che başka bir dünyada yaşamıyordu. Bu dünyanın gerçeğine göre bir devrimcilik yaptı. İnsanlar bunu sahiplendiyse bundan başka bir sebebi de yoktur.
Ancak bugün emperyalizmi ve onun her ülkedeki işbirlikçilerini korkutan da budur. Che ezilen ülkelerin hepsinde tekrar daha fazla kitle tarafından hatırlanıyor. Ve bu hatırlayış her seferinde daha da fazla bir mücadele bilincinin göstergesi oluyor.
Toplumun devrimci talepleriyle birlikte Che’ye olan saygısı da artıyor. Che’ye olan saygının artışı onun temsil ettiği mücadele değerlerine olan saygının artışındandır. Hem bugün mutlak hakim görünen emperyalizme karşı çıkılabileceğini gösterdiği için hem de bu mücadelenin olağanüstü zorluğuna katlanabildiği için Che’ye olan saygı artıyor.
Che’ye karşı teslimiyet modası
Bugün kapitalizmin piyasaya bir Che modası sürdüğünü söylemek, kapitalizmin mutlak iktidarına imandan kaynaklanmaktadır. Bunun başka bir dayanağı yoktur. Herhalde bugün duvarına Che’nin resmini çizen Filistin’li gerilla da serbest piyasayı kurtarmak için mücadele etmektedir! İnsanlar Che gibi mücadele etmeye başladıkça bunlar şöyle sayıklamaktadırlar: Aman ne yapıyorsunuz, emperyalizmi kuvvetlendireceksiniz. Uslu durun yoksa emperyalizm daha da saldırganlaşır!
Bunun dayanağı şudur; emperyalizm Che’yi nasıl yok ettiyse bizi de öyle yok eder. Aman iman edelim!
Gerçekten de Che’nin yarattığı mücadele değerleri moda olamaz. Ama Che’nin yarattığı bu değerlere karşı teslimiyet emperyalizm tarafından yayılan bir modadır.
Emperyalist haydutluk ile topyekün hesaplaşma
Ancak son yıllarda Che’nin her zamankinden daha da fazla zihinlerde oluşunun kaynağını da doğru tespit etmek gerekmektedir. Çünkü Che mücadelesine başladığından beri ezilenler için bir yıldız gibidir. Ne zaman daha fazla parlamaya başlasa, ezilenler açısından bunun anlamı daha kritik bir döneme girildiği ve direnişin arttırılması gerektiğine işaret etmektedir.
Son yıllarda ABD öncülüğündeki emperyalist saldırganlık tüm dünya çapında en şiddetli dönemini yaşatmaktadır. Tek tek ülkelere yönelen empryalist saldırganlık geçtiğimiz 11 Eylül’den sonra ifade edildiği biçimde ezilenlere karşı kapsamlı bir “Haçlı Seferi” haline gelmiştir. Bu yeni dönem emperyalistlerin kendi çıkarlarını korumak için ezilen ülkelerde yürüttüğü operasyonlar, darbeler ve savaşlar döneminin yerini giderek daha geniş ve yaygın bir genel savaş dönemine bırakması anlamına gelmektedir.
Emperyalist saldırının yeni bir Haçlı Seferi’ne dönüşmesi ise sömürgecilik açısından yeni bir tarihsel dönemin açıldığının göstergesidir. Bu dönem, emperyalist haydutluk ile ezilenlerin uygarlığının kıyasıya ve topyekün hesaplaşacağı yakın bir geleceğin habercisidir.
Ernesto Che Guevara’nın ve emperyalizme karşı mücadele etmiş tüm devrimcilerin bu dönemde tüm yönleriyle daha fazla öne çıkacağını görmek zor değil.
Che’yi günümüz açısından daha da önemli yapan ise onun birden fazla ülkede emperyalizme karşı mücadeleyi yürütmüş bir devrimci sembol olmasıdır. Che hem kendi pratiğiyle hem de Fidel Castro ile beraber yarattıkları devrim bilinciyle emperyalizm yeryüzünden silinmedikçe hiç bir ezilen ulusun rahat yüzü göremeyeceğini ortaya koymuştur. Ezilenlerin kurtuluşu, emperyalizmin yeryüzünden silinmesine bağlıdır. Kendisinden önce ki bütün büyük devrimcilerin kafasında net olan bu durum Che’de küçük bir ülkenin iradesinden ortaya çıkıp tüm dünyayı değiştirmeye yönelecek kadar açıklık kazanmıştır artık.
Che, ezilenlerin tüm dünyayı özgürleştirme bilincidir. Bu yüzden bugün Che’nin adını anmak anti-emperyalist bir direnişin de ötesinde emperyalizmi tüm dünyada yenilgiye uğratacak ve onu yıkacak mücadeleye de yönelmek demektir.
Che’yi hatırlamak: Ezilenlerin antiemperyalist cephesini kurmak
Emperyalizmin niteliği konusunda yürütülen tartışmalar artık geride bırakılmadır. Aslolan emperyalizme karşı verilecek mücadelenin örgütlenmesine girişmektir. Bu mücadelede ezilenlerin gücünü arttırmak ve direnişi yükseltmek için Che’nin mücadelesinden çıkarılacak dersler bu nedenle oldukça önemlidir. Hayatı boyunca emperyalizmle bir an olsun uzlaşmadan ona karşı savaşan, Küba’da başlayıp Kongo ve Bolivya’ya uzanan bir antiemperyalist direniş geleneğinin yeniden canlandırılması ve gençliğin önüne antiemperyalist mücadelenin konulmasında Che’nin bayraklaştırılması gerekmektedir. Che’nin uğruna hayatını feda edeceği antiemperyalist direnişi yayma çabası bir devrimcinin emperyalizm varoldukça rahat uyuyamayacağının göstergesidir. İşte Che’yi hatırlamak bugün de devrimciyle emperyalizm arasındaki uzlaşmaz çelişkiyi görebilmektir.
Antiemperyalistler açısından Che’den öğrenecek çok şey var hâlâ. Che dünyada emperyalizm varoldukça ilerici rejimlerin ayakta kalamayacağını söyleyerek emperyalizme karşı topyekün bir silahlı saldırının savunucusudur. Bunun için Küba’da devrimi gerçekleştirdikten sonra ülkesinde kalıp yeni düzenin kuruluşunu sağlamak yerine Latin Amerika’yı dolaşarak nerede bir direniş varsa onu desteklemeye koşmuştur.
Bugün antiemperyalist mücadelenin başarıya ulaşması için emperyalizme karşı dövüşen halkların ortak cephesini yaratmak, Che’nin bütün Latin Amerika’da direniş örgütleyerek yapmaya çalıştığı ancak yarım kalan vasiyetini tamamlamak olarak da algılanabilir. O nedenle devrimcilerin öncelikli hedefi ezilenlerin antiemperyalist birliğini sağlamaya çalışmaktır.
Emperyalizme karşı direniş çağımızın tek devrimci yoludur. Che bu direnişin simgesidir.
Che’nin Kübası hâlâ emperyalizme karşı direnirken Chavez’den Saddam’a kadar Amerikan emperyalizmine kafa tutan ülkeler direnişi genişletirken devrimciler sağlam bir antiemperyalist cephe kurmak için uğraşmalıdırlar.
Ezilenler açısından tek çözümün birleşerek savaşmak olduğu ortaya çıkmıştır.
Ezilen halklar özgürlük, gençlik devrim istiyor! Che, emperyalizmle savaşa çağırıyor!



__________________

нєякєѕ güℓüѕüмü göяüYσя .
кιмѕє ѕαναѕιмι göямüуσя...
∂üѕüη∂ügüмü кιмѕє вιℓмιуσя...
нєякєѕ уαz∂ιкℓαяιмι σкυуσя...
gözуαѕℓαяιмι кιмѕє göямüуσя...
нєякєѕ вєηι тαηι∂ιgιηι ѕαηιуσя..
αмα кιмѕє вєηιм кιм σℓ∂υgυмυ вιℓмιуσя..!


yekta isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 04-07-2008, 01:55   #2 (permalink)
 
yekta - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 487
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 3
yekta Seçkin bir yolda.
Standart

Gerçekçi olalım,
Che gibi olmaya çalışalım!



Görevlerin en kutsalı
Che, ölüme giderken Fidel’e yazdığı son mektubunda, tüm devrimcilere yapmaları gerekeni çok açık bir şekilde belirtmişti: “Görevlerin en kutsalı olan nerede olursa olsun emperyalizme karşı mücadele etme görevi.” Che, 1967 yılının 8 Ekim’inde şehit edildiğinde bu kutsal görevi yerine getirmeye çalışıyordu.
Bu görevin kutsallığını ve önemini iyi kavramak gerek. Bu öyle bir görevdir ki, dünyada devrim yapmış bir komutanın devrimin başında kalmasından, devrimi korumasından, devrimi sürdürmesinden bile önce gelir. Hele hele bu devrimin önderi Che gibi, dünyanın yetiştirdiği ender devrimcilerden biri olsa bile bu görev önde gelir.
İşte Che’nin, kendi yaşamını feda ederek bizlere bıraktığı miras ve elbette görev budur...
İnsanların, devrimcilerin ve hele hele devrim önderlerinin kendi fiziki varlıkları, emperyalizmle savaşmanın önüne geçerse orada emperyalizmle fiili mücadele bırakılmış olur. Che, bu savaşa bizzat girerek, bir devrimcinin varlığının onun bedeninden ve yaşamından ibaret olmadığını, bir devrimcinin emperyalizme sadece bedeninin sınırlı imkânları ile zarar veremiyeceğini göstermiştir. Che’nin pratiği öyle güçlü bir kanıttır ki, Che’nin bedeninin sınırlı olanakları ile başarılan Küba Devrimi’nin ardından, Che’nin ölü bedenine rağmen ölümsüzleşen ruhundan güç alan dünyanın ezilen halkları her yerde milyonlarca Che olarak emperyalizme başkaldırmış ve devrim yapmıştır. Yani Che, yaşarken devrim yapmıştır ama aynı zamanda öldükten sonra bile devrim davasına hizmet etmeyi sürdürmektedir.

Ölmeyi değil, emperyalizmle savaşarak yaşamayı seçti!
Bu onun bilinçli bir seçimidir. Bu basit bir fedanın ilahi etkisi kesinlikle değildir. Zaten Che bu tür ilahi etkilere inanan, ihtiyaç duyan bir insan hiç değildi. Yaşarken bile tüm dünyanın tanıdığı, örnek aldığı, bayraklaştırdığı bir efsane idi. Yaşayan bir efsanenin ilahi bir güç kazanmak için ölmeye hiç ihtiyacı yoktur ki.
O nedenle Che’nin seçtiği yol kendini ölüme atmak değil, sonunda ölüm olsa bile ve sonunda ölüm olduğunu bile bile, emperyalizmle savaşarak yaşamaktır. Emperyalizmle savaşarak yaşamayı seçenler, elbet, emperyalizm yok edilene kadar öleceklerdir. İşte bu gerçeği bildiği için Che “ölüm nereden gelirse gelsin, safa geldi hoş geldi” diyordu.
Doğru; O yaradılıştan isyankârdı, feda ruhu taşıyan bir insandı. Ancak bu feda ruhu, emperyalizmden öğrendikçe, emperyalizmi yıkacak ideolojinin en önemli silahı haline geldi. 1962 yılında şöyle konuşuyordu: “Halkı yok etmeye çalışmalarında güçlü nedenleri vardır; ancak halkın da güçlü nedenleri vardır ve darbeler yiye yiye öğrenir. Çünkü emperyalizm aslında büyük bir öğretmendir ve halk gün be gün kendini savunmasını öğrenmekte, bunu daha güçlü, daha dirençli, daha kararlı yapmakta, uşağın tankının, celladın tabancasının öyle etkili olmadığını, cellatların kendini savunmaya hazır silahlı insanlarla karşı karşıya kaldığında yiğit olmadıklarını öğrenmektedir. Halk aynı zamanda öldürmeyi de öğrenmektedir ve bir gün bunu yapmasını öyle bir öğrenir ki iktidarı alır!”

Yoksulların ve zavallıların insan modeli
Devrimci önderlerden öğrenmek, kesinlikle onlara tapınmak değildir. Emperyalizm, devrimci önderleri yok ettikten sonra da onların daha büyük bir güçle yaşamasına ve emperyalizme karşı birer bayrak olmasına tahammül edemez. O nedenle de halkın devrimci önderlerine duyduğu saygıyı, özlemi, halkın geriliğinin bir dışavurumu olarak göstermeye çalışır. Siz onlara tapıyorsunuz ilkel insanlar der! Emperyalizmin sol içindeki temsilcileri ise, bir insanı ilahlaştırmanın en başta o insana saygısızlık olduğunu söyleyiverir!
Evet emperyalistler bu propagandalarında son derece haklıdır, efsaneleşen bir devrimci emperyalizmin başına bela olmaya devam eder. Çünkü efsaneleşmiş bir devrimci, artık halkın ortak benliği haline gelir, anonimleşir ve halk varolduğu sürece yok edilemez. Ve halkın da en büyük devrimci dayanağı haline gelerek, halkın vazgeçemeyeceği bir parçası olur.
Che, bugün böyle bir efsanedir. Hem de öyle güçlü bir efsanedir ki, yeryüzünün tüm efsaneleri sadece sınırlı bir millete ve halka aitken ve sadece onları harekete geçiren bir güçken, Che tüm ezilen insanların kendilerini buldukları, ifade ettikleri bir efsanedir.
Fidel ona veda ederken bu gerçeği ortaya koyuyordu: “Che bu dünya üzerinde yaşayan yoksulların ve zavallıların davasından başka bir davayı savunurken ölmedi. Che yalnızca bizim halkımız için değil, ama Latin Amerika’daki her bir halk için de bir insan modeline dönüştü. Devrimci çilekeşliği, devrimci fedakârlık ruhunu, devrimci savaşkanlık ruhunu en yüksek düzeye çıkarttı.”
Küba’nın Bağımsızlık Savaşı önderi Jose Marti’yi anma toplantısında “Yaşa Che” sloganlarını susturur ve “Yaşa Marti diye bağırmanız gerekirdi” der.
O bir efsanedir ama Marti efsanesinden öğrendiği için efsane olabilmiştir. Marti’yi en iyi anlayan ve onun yolundan en iyi gidenlerin başında geldiği için bir efsane olabilmiştir.
Bunu şöyle açıklar: “Che Guevara ve bugün mücadele etmiş olan ve onun yönettiği gibi yönetmiş olan insanlar doğmadan önce Küba halkının harekete geçirdiği tüm kurtarıcıları doğmadan önce Marti doğmuş, güçlüklere katlanmış ve bugün gerçekleştirmekte olduğumuz ideal uğruna ölmüştü.”



__________________

нєякєѕ güℓüѕüмü göяüYσя .
кιмѕє ѕαναѕιмι göямüуσя...
∂üѕüη∂ügüмü кιмѕє вιℓмιуσя...
нєякєѕ уαz∂ιкℓαяιмι σкυуσя...
gözуαѕℓαяιмι кιмѕє göямüуσя...
нєякєѕ вєηι тαηι∂ιgιηι ѕαηιуσя..
αмα кιмѕє вєηιм кιм σℓ∂υgυмυ вιℓмιуσя..!


yekta isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
che’yi, ezilen, halkların, mücadelesi, vareden


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cezaevleri ve Sınıf Mücadelesi metin_new Tecrit 1 05-19-2008 12:06
devlis mücadelesi ünyedevlis Forum Çöplüğü 0 04-02-2008 22:56
Halkların Kardeşliği Adına Kod Adı Selma Orhan Kotan 3 01-20-2008 02:24
Yeni meclis yine işçi ve emekçilerin, ezilen halkların düşmanlarıyla dolacak / KB gabarın asi rüzgarı Edebi eleştiri - Makale - Denemeler 0 08-05-2007 15:35
Halkların Gözünde Ayyaş Bir 'Hain' umudun_adı Dünya'dan Haberler 0 04-29-2007 19:33


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 04:48 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447