![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: Marksizm
Mesajlar: 619
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] Küba, ABD’nin başını çektiği emperyal bir ablukayla 50 yıldır baskı altında tutulmasına karşın, Devlet Başkanı Raúl Castro’yla birlikte özellikle teknolojik alanda gelişim yaşıyor. Ancak, bu bile ‘imparatorluk’ kaynaklarınca, “Küba sosyalizmden uzaklaşıyor” diye çarpıtılıyor Küba Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Ernesto Gómez Abascal’la, Ankara’da yaptığımız sohbete bugün de devam ediyoruz... »Sayın Büyükelçi, Obama yönetimine ilişkin Dünya barışı ve Küba açısından umutlarınız var mı? İyi niyetli açıklamalar yaptı. Öncekilere göre farklı birisi. Değişim niyetiyle seçildi. Şimdi beklemedeyiz. Tek başına bir iktidarı temsil etmiyor. ABD’de iktidardan söz ettiğimizde büyük şirketleri de düşünmemiz gerekiyor. İnkâr edemeyiz: Böyle bir imparatorluk, bunca yıldır elinde tuttuğu egemenliklerden vazgeçmeyecektir. Bizler de bekleyip ne olacağını görmek durumundayız. »Raúl Castro’nun Latin Amerika ile etkileşimini anlatır mısınız? Latin Amerika’da, bütün sol iktidarlar örneğin Brezilya ve Arjantin’de olduğu gibi, sosyalist politikalar uygulamıyor aslında. Küba bu sol yükselişte yeni roller alabilir mi? Burada bir gelecek öngörüsü yapabilir misiniz? Bu yıla kadarki durum ve beklentiler çok olumlu. Latin Amerika ile ilişkiler hiç olmadığı kadar iyi. Dokuz Latin Amerika Devlet Başkanı Küba’yı ziyaret etti. 13 ülkeden oluşan Karayipler toplantısı yapıldı. Devlet başkanları Küba’daydılar. Küba’nın da içinde olduğu entegrasyon en temel hedefimiz. Kübalı sağlık ekipleri Latin Amerika’nın her yerinde çalışıyor. Latin Amerika sosyalizme doğru gider mi gitmez mi o farklı olacaktır. Bazıları bu yolda daha hızlı, bazıları yavaş ilerliyor. Her ülkenin koşulları farklı. Tarihi özelliklerine göre farklı ilerlemeler var. Venezuela daha ilerici ve sosyalizm yolunda öncülük yapıyor. Küba’nın bir kopyası asla değil, kendi yolunda ilerliyor. Bolivya, Nikaragua, Ekvador da öyle. El Salvador’da son devlet başkanlığı seçiminde, eski gerilla örgütü FMLN’nin adayı kazandı. Bunun yanında birçok ülkede de kapitalist ekonomi devam ettiriliyor. Ama her geçen gün ABD bağımlılığı azalıyor. Bu durum her anlamda olumlu bir ortam yaratıyor. Küba, 50 yıldır önemli bir örnek oluşturuyor. Birçok çözülmemiş sorunu çözmüş olmamız bölge halkları üzerinde ciddi bir etki bırakıyor. Ama herkesin seçtiği yolda ilerlemesine ciddi bir saygımız var. »Raúl’le Küba’da halkın teknolojik ürünlerle yakınlaşan yeni tür bir ilişkisi başladı. Bu durum, böyle bir toplumda nasıl bir değişime yol açtı? Raúl’le yapılanlar Fidel’le de yapılabilirdi. Bu asla bir politika değişimi değil. Sürekli olarak Küba’da, liderden bağımsız olarak, bir değişim ve yenilikçilik benimsenir. Bazen ekonomik koşullara bağlı olarak önlemler de gerekebiliyor. Ekonomik koşullarda olumlu bir değişim sağlandığında yatırımlar artabiliyor. Bu yüzden de Küba halkı şu anda cep telefonu alabiliyor. Mevcut internet bağlantısı uydu üzerinden sağlanıyor; yavaş ve pahalı. Ama Venezuela ile yapılan bir anlaşma sayesinde, deniz altından fiber bağlantılı internet ağı daha da yaygınlaşmış olacak. Buna karşın her başkanın bir tarzı da vardır. Raúl de öyle. Ülkenin, yolundan sapılmaksızın bazı öncelikler değişerek daha önce yapılmamış olanlar yapılabilir. Ama bunlar siyasi çizgiden ayrılma anlamı asla taşımamaktadır. Kabinede bir değişiklik oldu. Dış basına yansıyan, sözümona Raúl’ün Fidel’in adamlarını attığı ve kendi adamlarını getirdiği yönündeydi. Bu da son derece saçma bir haber. Her ülkede bakanlar değişir. Başkan değişince bakanların değişimi de normal değil midir? Önceki çalışma hayatında beraber çalıştığı insanları kendi ekibine alabilir, bakanlık verebilir. Seçtiği insanların “Raúl’cü” olmasından değil, onu daha iyi tanımalarından kaynaklanıyor bu durum. »ALBA ve diğer örgütlenmeler arasında bir etkileşim veya değişim var mı? ALBA ilginç bir proje. Şu anda Venezuela, Küba, Ekvador, Bolivya, Nikaragua, Dominik Cumhuriyeti’nden oluşmakta. Her ülkenin sahiplendiği, olanakları çerçevesinde bir işbirligi öngörülmekte. SSCB gibi bir işbirliği projesine benzetilebilir. Fakat her ne pahasına olursa olsun, her türlü yararın sağlanacağı bir işbirliği değil bu. Her ülkenin kaynakları çerçevesinde birbirlerine yardımcı olmak üzere oluşturduğu bir çerçeveler bütünüdür ALBA. Küba teknik ve profesyonel hizmetler anlamında destek veriyor. Venezuela’nın petrolü var. O da avantajlı fiyatla birliği destekliyor. Böylesine genel, para kazanma değil işbirliği kaygısı olan bir birliktir ALBA. Projelerin derinleştirilmesi ve geliştirilmesi hedefi var. Örneğin Venezuela ve Küba arasında onlarca anlaşma var. Venezuela’da şeker fabrikaları, tarım üretim destekleri, Küba’da petrol rafinerisinin yapılması, ortak petrol arama ve sondaj yapılması, sanayi anlaşmaları vb. birçok ortak çalışma var. Tüm üye ülkelerin ekonomik entegresyonu için bir doku oluşmakta. »ALBA’dan gelen bir baskı var mı? Bu, Bush’un bir projesi. Tamamen başarısız oldu. Tüm kıta için ticari bir işbirliği projesiydi. Ama şimdi kendilerince farklı bir yol izliyorlar. ABD Latin Amerika ülkeleriyle ikili anlaşmalar yapıyor. Peru ve Şili’yle imzaladılar bile. Kolombiya ile de imzalanacaktı, fakat Kongre karşı çıktı. »Ekonomik krizin yanısıra iklim değişikliği, gıda krizi, enerji krizi gibi konularda Küba ne gibi önlemler alıyor. Ulusal ve uluslararası ne tür kampanyalar düzenliyor? Çok şey yapılıyor. Özellikle gıda krizi için Küba’nın kendine yetebilir olması öncelikli hedefimiz. Uzun yıllar boyunca tarım sektörü çok önemsenmedi, belki de daha önce sorduğunuz soruya karşılık, Devrim’in en iyi yapamadığı budur. Bu yüzden kendi kendimize yetmeyi henüz tamamlayamadık. Topraklar verimli olmasına rağmen gıda ithalatı yapıyoruz. Tarım üretimi kötü gitti. Sistem, üretimi fazla teşvik eden yönde değildi. Büyük ve verimli topraklar vardı ama üretim yapılmıyordu. Bu topraklar tarımla uğraşmak isteyenlere verilmeye başlandı. Tarıma büyük vurgu yapılmakta. Enerji devrimi kapsamında yapılan en büyük atılım, tüketimi azaltmaya yönelik olanıydı. Tüm ampuller, tasarruflu olanlarla değiştirildi. Sistem yenilendi. Evlerdeki beyaz eşyalar, elektrikli aletler ve çok elektrik tüketen motorlar tasarruflu olanlarla değiştirildi. Petrol ve gaz bulunması konusunda çalışmalar devam ediyor. Tükettiğimizin yarısını üretiyoruz. Yavaş yavaş Küba’nın tüm tüketimini üretmeye doğru yaklaşıyoruz. Petrolümüz var. Üstelik ihraç edecek kadar. Fakat derinde. Sondaj yatırımı gerekli. 2 yıl önce ilk kuyu açıldı. Bu yıl ikinci kuyu açılacak. Şimdi petrol fiyatları düşük, bu nedenle çıkartacak yatırımcı bulmak zor. Küba küçük bir ada ülkesi, su sorunu yok ama zaman zaman oluyor. Çevre kirliliği neredeyse yok ve kontrol altında. Ormanlık alanlar dörtte bir oranında büyüdü. Plaj ve deniz temizliği konusunda çok duyarlıyız. »İklim değişikliği Küba’yı nasıl etkileyecek? Küba hiç olmadığı kadar sıcak bugünlerde. İklim değişikliği etkilemeye başladı bile. Zaman zaman 33 derecenin üstüne çıktığı oluyor. Ekinleri çok etkiliyor. Kasırgaların şiddeti arttı. Geçen yıl 3 ciddi kasırga atlattık. Okyanus’ta su, ne kadar çok ısınırsa kasırgalar o kadar şiddetli oluyor. Kasırgaların geçiş yolu üzerindeyiz. Konuttan, tarım sektörüne kadar zarar vermekte. Etkin bir sivil savunma sistemimiz var. Önlemleri alıyoruz. Kasırgalar sırasında Küba’da diğer ülkelerdeki kadar ciddi sivil kayıp olmadı. Sivil savunma sistemimiz bu durumlarda oldukça iyi işliyor. »4 yıldır ülkemizdesiniz, Türkiye’ye dair izlenimleriniz nedir? Çok güzel vakit geçirdim. Kübalılar için çalışılması kolay bir ülke. Burada, ülkemize çok büyük bir sempati var. Resmî yansımasını da görüyoruz. Hükümetler ciddi yol aldılar. Aramızdaki coğrafi mesafeden ötürü bazı sınırlamalar oluyor. Her iki tarafta da, ikili ilişkilerin gelişmesine yönelik çalışma var. Hiçbir çatışma alanımız, anlaşılmaz sorunumuz yok. Uluslararası çalışmalarda işbirliği içindeyiz. 3 yıldır ticarette atılım oldu. 2 yıldır rekor kırıyoruz, turizm dahil. İlk kez, bir yıl önce, bir inşaat firması asit fabrikası kurmaya başladı. İlişkilerimize olumlu katkı sağlayan 15 işbirliği anlaşması var. Dışişleri Bakanı ile Latin Amerika Büyükelçileri arasında, “ilişkileri nasıl güçlendiririz” diye, bir toplantı yapıldı. Mart ayında Havana Üniversitesi rektörü buradaydı. Bazı işbirliği anlaşmaları yapıldı. Hemen arkasından biyoteknoloji sektöründen bir heyet geldi. Yatırım yapmak isteyen iş adamları ile görüşüldü. Su Forumu için Kübalı Bakan geldi. Devlet Opera ve Balesi’nin davetiyle Küba Balesi’nden gösteri için bir çift geldi. Buena Vista Social Club geliyor. Ulusal boks takımımız geliyor İstanbul ve Trabzon’da karşılaşma yapacaklar. 1 Mayıs için Türkiye’den 100’e yakın katılımcı Küba’ya gitti. Galiba Türkiye’nin bir başka Latin Amerika ülkesiyle hiç bu kadar ilişkisi yoktur. »Türkiye Küba’dan nasıl görünüyor? Halk genelinde pek tanınmıyor. Eskisine göre daha fazla bilgi geliyor Türkiye’den. Çok eskiye dayanan bir imajı var. NATO üyesi ve ABD müttefiki olarak biliniyor, ama bu değişmekte. Türkiye’nin durumu da bir evrim gösteriyor. Soğuk Savaş dönemindeki ilişkilerin çok uzağındayız. »Sayın Abascal son olarak, Türkiye’yi bunca yıllık gözlemlerinizden sonra nasıl tanımlarsınız? Büyük bir ülke! Büyük bir kültür birikiminiz ve dost canlısı insanlarınız var, bazı yönlerden benziyoruz. Kültür ve inançlarımız farklı olsa da egemen olan duygu ve dostluktur. Türkiye’nin iç sorunları var ve onları çözmek Türklere düşer. Türkiye’nin sorunları için benim de görüşlerim var elbette ama Küba Büyükelçisi olarak bunları kamuoyunda duyurmamın doğru olduğunu düşünmüyorum. Ülkenizde bu kadar çok solcu olması da beni oldukça şaşırtmıştır. Sayıca bu kadar çok olduğu konusunda bir fikrim yoktu açıkçası. Küba sosyalist ve anti-emperyalist olduğunu çoktan açıklamıştı. Burada 4 yıl boyunca ilgi görmek beni oldukça şaşırttı ve sevindirdi. Küba’nın “sadece sosyalist ülkelerle ilişki kurulacak” diye bir önyargısı hiç olmadı. Bazı dini sektörlerle de ilişkideyiz. Latin Amerika’da, Kurtuluş Teolojisi adıyla bilinen fikri bir akım çok yaygındır. Küba sosyalist bir ülke olarak, bütün Müslüman ülkelerle güzel ilişkiler içinde. Ülkemizin İslami siyasi partilerle de ilişkisi var. Lübnan’daki Hizbullah ile Küba Komünist Partisi’nin ilişkileri var. Bu örgütün terörist olduğunu hiç kabul etmiyoruz. Burada özellikle Lübnan’daki Hizbullah’ın altını çiziyorum, Filistin’dekinin değil! Anti-emperyalist duruşu ile saygı duyduğumuz bir parti. Hedef daha iyi bir dünyaya, insani ve eşitlikçi bir düzene ulaşmaksa, bütün güçlerin bir çekirdekte toplanarak buraya ulaşacağına inanıyorum... Birgün
__________________ İZMİR GENÇLİK MUHALEFETİ Sizi Tanımıyorum! Sizin Yasalarınızı, Nizamınızı, Kuvvete Dayanan Yetkinizi Tanımıyorum! Bu Yüzden ASIN BENİ! [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] Devrim İçin Tek Yol DEVRİMCİ YOL |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| beni, büyükelçisi, çok, kadar, küba, olmasi, olması, solcu, ülkenizde, şaşirtti, şaşırttı |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Babanın müdür olması böyle bir şey! | Rozerin | İç Politika Haberleri | 0 | 08-26-2008 20:22 |
| Beni Öp Sonra Doğur Beni | by_deli | Cemal Süreyya | 0 | 07-17-2008 05:36 |
| Maocuların zaferi ABD'yi şaşırttı | Haber-Ahmet | Dünya'dan Haberler | 0 | 04-15-2008 16:51 |
| Bariş Manço-alla Beni Pulla Beni | IMMANUEL | Video ve ya Film İndirmeden Direk İzle | 0 | 04-09-2008 12:18 |
| Küba Devrimi ve Sonrasında Küba | Caglar | Dünya Devrim Tarihi | 16 | 03-13-2008 16:29 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 21:09 .