Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Partiler-Örgütler-Sendikalar > Diğer Hareketler

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 05-15-2009, 22:13   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2009
Bulunduğu yer: dünya
Mesajlar: 59
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 1
Naci Güven Seçkin bir yolda.
Standart Devrimci Yol'u Örgütlemek

SOKAKLARA AMBLEM OLMUŞ DEĞERLERLE YÜRÜYORUZ
Bahadır Deniz
Bugün siyasal zeminde şu veya bu oranda işlev yüklenmiş her yoldaşımız, taşıma su ile siyasal değirmenin dönmediğini, bunun için dünü anlatan nostaljik sohbetlerin de yetmediğini, muhatap olduğu sorunları aşarken, bizzat görmekte, daha somut biçimde ayırdına varmaktadır.
Bilinir ki, birden çok insanla çözülmesi gereken sorunlar; bir paylaşım, bir iş düzeni ve bir çeşit örgütlülük gerektirir. Yani örgütsel uyum, iç disiplin, yol göstericilik, vb. kavramlar salt devrimcilere ait araçlar değildir. Örneğin bir futbol takımının başarısı, teknik direktörün programına olduğu kadar, oyuncuların bir takım gibi hareket edebilme kabiliyetlerine de bağlıdır. Benzer bir durum herhangi bir iş atölyesinde de geçerlidir. Kişisel dirençle, çalışma programını kendi tercihlerine, niyet ve amaçlarına göre eğipbüken, tıkayan kişi, sonuçta oradaki işleyişin düzenin/kimyasını bozar. Bugün birilerinin her vesileyle bireysel özgürlükten söz etmesi, bu gerçekliği değiştirmiyor. Örgütsel yaşamın özgürlüğü gemleyici olduğu, kapitalizmin sömürü ve şiddetine karşı durmak için örgütlü olmak gerekmediği, hatta örgütün bu olumsuzlukları yeniden ürettiği; bugün yaygınlıkla öne sürülen ve aydın/solcu kimlikle varlık gösteren kimi kesimlerce de savunulan fikirlerdir. Bu sonuçta, öznel veya genel pek çok neden etkili olabiliyor. Ancak, en etkili rolün, beyinlere (algılayış ve kavrayışa) yapılan müdahalede, muhakeme yöntemlerinin sakatlanmasında aranması gerektiğini düşünüyoruz.
Bugün şiddetin, otoritenin, sömürü ve istismarın topluca yaşanan hemen her ortamda yeniden üretildiği, sevgili ilişkilerinin bile bundan muaf olamadığı koşullarda; sorunun özüne inmeden, nedenlerini ortaya koymadan ve karşı duruş araçlarını geliştirmeden; “her türlüsü” diyerek, şiddet, otorite, disiplin, vb. karşıtlığını ifade etmek, bunun dışında bir şey yapmamak, gerçekte var olanı (sistemi) güçlendirir ve devamını daha çok mümkün kılar.
Önümüzdeki tablo bir tesadüf değil yoldaşlar; dünya ve ülke ölçeğinde emperyalist ve işbirlikçi pek çok dinamik bu sonuçta iradi rol oynarken, belki de en memnun oldukları ve işlerini kolaylaştıran faktörler; edilgenlik ve örgütsüzlük olmuştur. Sanıldığının aksine egemenler, bugünüyle tavırsızlığı/muhalifsizliği değil, sonuç almayacak tepkileri/karşı duruşları tercih eder. Çünkü bu, aynı zamanda insandaki direnme eğilimlerini yorar, umudu küçültür ve ehlileşme zeminini besler. Bunu bilen egemenler, bu alanda bilimin imkanlarını da seferber etmiş, milyon dolarları esirgememiş ve beyinleri tutsak alma araçlarını dünya ölçeğinde yaygınlaştırarak kurumsallaştırmıştır.
Geçmişte örgütsel yaşam sürmüş pek çok “eski devrimci” nin bugün; diyalektikten, çelişkinin yenileştirici rolünden, zorun kimi durumlarda kaçınılmazlığından söz edildiğinde yüzünü ekşitmesi, söz konusu argümanları aştığından değil, düşünsel dünyasına artık çok farklı argümanları konuk eder durumda olmasındandır. Bu işin panzehiri, Marksizmin doğrularında ısrardır. Böyle bir ısrarın, belki de en az sistemin sözcüleri kadar, geçmişini bir kayıp olarak gören “eski devrimci”lerden tepki alacağı bilinmeli ve onlarla vakit kaybetmektense, halkın milyonlarca olduğu unutulmadan, enerji doğru yere harcanmalıdır.
Hareketimizin yönlendirmeleri, devrimci hafızaya dayanmakta ve bugünü okuyabilme avantajını taşımaktadır.

DEVRİMCİ YOL'UN GÖNÜLLERDEKİ VARLIĞINI BÜYÜTÜP SOKAĞA TAŞIRMAK
BUGÜNE KADAR ONU YOKETMEYİ KENDİNE VAZİFE EDİNENLERİN İŞİ DEĞİLDİR
Biz, örgütsel varlık gösterdiğimiz tüm dönemlerde, örgütü bir araç olarak gördük; örgütü fetişleştirmek yerine diğer araçlar gibi değişkenliğini ihtiyaca/ amaca göre biçimlenebileceğini hiçbir dönem gözardı etmedik. Devrimci yaşamı bu biçimde algılamak, aradaki tüm farklara rağmen, diğer dost yapılar karşısındaki duruşumuzu sıcak kıldı. Hiçbir zaman onları rakip veya hareket alanı daraltılması gereken bir oyuncu olarak görmedik.
Sistemden yana güçlü rüzgarlar estiren konjonktürün kimilerini sisteme öykünür hale getirmesi nasıl bir kayıpsa, devrimci samimiyet içerdiği halde, günü okuma konusunda bütünüyle yetenek yitimine uğramış yapıların yoğunlukta olması da bir sorundur/kayıptır.
Bugün artık devrimci yapılar, mitingte yürüttüğü kişi sayısıyla veya dergi tirajıyla değil, üretkenliği ve yol gösterici kabilitiyetiyle değerlendirilmeli; ölçü bu olmalıdır. Amblemler, semboller dünden bugüne uzanan isim ve sloganlar elbette ki önemlidir; ama yetmez. Sokaklara amblem olmuş değerler, donuk kalmaz; mücadelenin sürekliliği içinde yeniden biçimlenir.
Bugün Devrimci Yolcu olmak büyük bir onurdur. Ama Devrimci Yol, ne salt bir isim, ne de nostaljik bir öğedir. Dünden bugüne uzanan mücadele sürekliliği zemininde kimin ne yaptığı, yarın ne yapacağının da, söylem ve vaatlerdeki samimiyetinin de göstergesidir. Her türlü değer gibi Devrimci Yol ismi de istismar edilebilir, sömürü öğesi olarak işlevlendirilebilir. Hatta ayaklarının altındaki toprağın kaydığını farkeden kimi şahsiyetler, daha önce de olduğu gibi “Yeniden Devrimci Yol” söylemiyle umutları, beklenti ve özlemleri kimi rantlara tahvil etmek üzere istismar edebilir. Ama bizler inanıyoruz ki Devrimci Yolcular hafızasız değildir. Devrimci Yol'a bugüne dek zarar verenleri de, sahiplenmek için imkanlar ve koşullar üstü emek harcayanları da unutmaz.
Bugün eğer dünkü itirafçılar kıymet kazanmış, meşruymuş gibi ortalıkta koşuşturur hale gelmişse; iddialar, yemek salonlarında içki masalarından yapılıyorsa; emperyalizm dahil sistemin çeşitli kurum ve yapılarıyla uzlaşma zemininde durulduğu halde arada bir Devrimci Yol ismini anmak ihtiyaç haline geliyorsa; bu, istismar kaynaklı bir ihtiyaçtır. İnanıyoruz ki bugüne dek çeşitli vesilelerle, susan ve Devrimci Yol'un ÖDP zemininde tüketilmesine yeterince tavır koyamayan kesimler, dayanma sınırına gelmiştir. Bugüne kadar ki dayanma, bir çeşit fırsat tanıma idiyse, bu fırsatın (kredinin) kötüye kullanıldığını yine en iyi o krediyi verenler bilmektedir. Devrimci Yolculuk eğer zaman aşımına direnen bir nitelikse; ayakta kalan yani bu kez de istismarcıların yakasına yapışmak için işlev görecektir.
Düne kadar “Devrimci Yol konjoktürel bir hareketir” diyenler; onun 1980 öncesinde kaldığına, bugün o isim ve amblemle devam etmenin anlamsızlığına vurgu yapanlar, yıldızlaşan yumruğu, “12 Eylül öncesinde bir derginin amblemi” diye hafife alanlar, bugün yeniden bir devrimci hareket oluşturamazlar. Ama, haklarını yemeyelim; bu alanda samimi biçimde çalışma yapıp, Devrimci Yol'un tüketilmesine izin vermeyen kesimlerin başarısını gerciktirebilir; en azından kimi bulandırıcı çabalarla, dedikodu ve spekülasyonlarla, sahte umutlarla “karıştırıcı” rol oynayabilirler. Tam da bu nokta da, samimi insanlar onların peşinden gitmekten vazgeçmeli; samimi eller desteği kesip, yakalarına yapışmalıdır. Bu, Devrimci Yol'cular için tarihsel bir görevdir.
Bugün hala 1970'li yılların kitleselliğini, dinamizmini anıp, düş eşiğini bu yükseklikte tutanlar, yapılan işleri mitinglerde yürütülen insan sayısını beğenmeyenler olduğunu biliyoruz; hatta bunların büyük çoğunluğunun ya kenarda durduğunu ya da örgütsel zemine dönüş yol ve yöntemlerine bütünüyle uzak düştüklerini de biliyoruz. Ama süreç devam ediyor ve devrimci yaşam kendi taşlarını diziyor. Bütünüyle özelleştirilen, sistem kanallarında ehlileştirilerek tüketilen imkan ve birikimler, elbette ki bir acı sebebidir. Ama görev tükenenin ardından bakmayı, onunla oyalanmayı değil, yola devam etmeyi gerektiriyor.
Süreçteki değişimin ve karşıdevrim güçlerinin saldırganlık ivmesini yükseltmesinin yanlış yorumlanması sonucu, uzlaşmaya daha yatkın, daha kısa erimli (günü kurtaran) duruşların tercih edilebildiğini görüyoruz. Gerçekte ise sermaye, bugün yakaladığı küresel hareket avantajını kullanarak, grev dahil çeşitli silahları düne oranla daha az etkili kılmakta ve sonuçta süreç, devrimci yapıları, daha bilinçli kitlelerle daha uzun erimli amaçlar peşinde koşmaya zorlamaktadır.
Biz Devrimci Yolcuyuz. Sokaklara amblem olmuş değerlerin taşıyıcısıyız. Bugün yine sokakta yıldızı da yumruğu da işlevlendirirken, üzerimize düşen görevlerden biri de teslimiyet, uzlaşma ve uyuşma zemininde Devrimci Yol değerlerinin tüketilmesinin önüne geçmektir. Bu konuda, yüreğinde yıldızlaşan yumruğa yer veren herkese görev düşmektedir. Ehlileşme zemininden yapılan çağrılar artık yanıtsız bırakılmalı, tükenişi örgütleyen deşifre olmuş öznelerin Devrimci yol mirasını sömürme çabaları açığa çıkarılmalı, teşhir edilmeli ve Devrimci Yol'un bıraktığı mirasa yakışan bir örgütlülüğün sınıflar mücadelesinde acilen yer alması sağlanmalıdır.

BUGÜNÜN DEVRİMCİSİ OLMAK
Devrimciliğe adım atma evresi, sisteme karşı muhalif eğilimlerle, karşı duruşlarla başlar. Devrimcilikte nitelik belirleyici kıstaslardan biri de örgütlülüktür. Sisteme karşı refleksler kişisel kaldığı sürece, yaptırım gücü olmayan, yanlış hedefe yönelebilen parçalı duruşlar olarak varlık gösterir. Bu nedenle örgütlülük, kişisel olanın disipline edilerek doğru hedeflere yönlendirilmesidir. Böyle bir çaba örgütlü zeminde de sürer. Örneğin ülkemizde çeşitli sınıf ve tabakalardan (özellikle de küçük burjuva kesimden) gelerek örgütsel çatı altında toplanan bireyler, devrimci kimliğin gerekleriyle tanıştıktan sonra da uzun süre, sınıfsal kökenlerinin onlara kazandırdığı nitelikleri korur, alışkanlıklarını sürdürürler. Kurduğu ilişkilerde, yaptığı esprilerde kaba tarzlara alışkın olanın incelmesi, bencil olanın paylaşıma alıştırılması, sabırsız ve reaksiyoner olanın tahammül yanını geliştirmek, ben merkezci ve ukala olana hoşgörü ve mütevazılık yüklemek zordur.
Bugün sistemin belki de en başarılı olduğu alanlardan biri de beyinleri fethetmektir. Diğer bir ifadeyle fiziken var olmadığı yerde bile varlığını hissettirebilmek, etkisini sürdürmektir. Örgütlü yaşam içerisine sızmayı başarabilmiş tek bir karşı devrimci olmasa dahi sistem varlığını kafalarda sürdürebilir ve bir “ajan”ın yapacağını, ajan kullanmadan da gerçekleştirebilir.
Örgütün öncelikle bir bütünlük ve uyum olduğu düşünülürse, bu nitelikleri bozan hemen her tavrın karşı devrime hizmet ettiği görülür. Hareketimizin başından beri negatif elektrik yayan duruş ve reflekslere karşı tavrındaki katılığın nedeni budur. Negatif elektriğin panzehiri yoldaşlıktır. Bugün, hemen tüm ağırlıkların insanları örgütsel yaşam dışına çektiği bu koşullarda, devrimci olmak, örgütsel yaşam tercihinde bulunmak, başlı başına bir değerdir ve güzelliği/sıcaklığı hak etmek için yeterli bir nedendir. Bu bağlamda, örgütsel yaşam zemininde hala, bireysel hesapları öne çıkaran bencilce ve bütünlüğü bozucu davranan, kendini harekete dayatan kişiler, en hafif deyimle süreci anlamamakta ve bugünün devrimcisi olmadıklarını göstermektedir.
Devrimci yaşam bugün öncelikle bir sevgi ve yapılanla barışıklık alanıdır. “Herkes sevgisini yüreğinin büyüklüğü kadar yaşar” derler. Bu ölçü bugün devrimcilikte özellikle geçerlidir. Belki devrimcilik dün de küçük insanların işi değildi; ama, bugün hiç değildir. Bugünün devrimcisi durduğu yerdeki barışıklığı, hücrelerinin her zerresinde hissedip, bunu (düşman hariç) girdiği her ilişkide pozitif elektiriğe çevirmelidir. Sanıldığının aksine bu, sınıf düşmanlarına karşı bir yumuşama/ esneklik sebebi oluşturmaz; düşmanını daha iyi tanımayı ve tanınan düşmana daha bilinçli (daha etkili) yöntemlerle karşı durmayı beraberinde getirir.
Bugünün devrimcisi olmak; bugünü doğru okumayı, düşmanı da dostu da bugünün ölçülerinde tanımlamayı gerektirir.



__________________
Devrim için tek yol ''DEVRİMCİ YOL''
Naci Güven isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
devrimci, yolu, örgütlemek


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünya'da ve Türkiye'de Devrimci Görevlerimiz- Devrimci İşçi Partisi dm1917 Diğer Hareketler 0 02-21-2009 16:13
devrimci aşk HİVDA Şairleri Bilinmeyenler 0 02-19-2009 19:13
Gençlik muhalefetini ülke çapında örgütlemek için bir adım daha! Dev-Des ÖDP 0 02-18-2009 23:15
Her GÜn Ve Her Alanda Devrİmİ ÖrgÜtlemek gabarın asi rüzgarı Devrimci Kişilik ve Devrimci Eğitim 0 05-30-2007 18:45
Devrimci sınıf, devrimci teori, gabarın asi rüzgarı Devrimci Kişilik ve Devrimci Eğitim 1 05-27-2007 23:57


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 17:15 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447