Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Partiler-Örgütler-Sendikalar > Diğer Hareketler

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 04-15-2008, 13:53   #1 (permalink)
 
dersimlisy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 32
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
dersimlisy Seçkin bir yolda.
Standart Sınıfın Komunist İşçi Partisinin seçimler karşısında tutumu

Düzenin seçim oyununu bozalım - BDSP

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=cJaS5P7pYFY[/youtube]

[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]



__________________
Yaşasın Sosyalist İşçi-Emekçi Cumhuriyeti
dersimlisy isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 04-15-2008, 14:30   #2 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Bulunduğu yer: Devrimden
Mesajlar: 656
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Rush Seçkin bir yolda.
Standart

çok güzel paylaşım saolasın yoldaş



Rush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 04-15-2008, 16:03   #3 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: İSTANBUL
Mesajlar: 29
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
devrimyolu Seçkin bir yolda.
Standart

“Liberaller”in AKP’yle
Abdest Tazelemesi
[“Liberaller” Askeri Darbeden Neden Korkarlar?]










"Türban krizi" başladığında ortalıkta bir söylenti dolaşıp durdu: AKP-liberaller ittifakı çatladı.
AKP-liberal ittifakının çatladığına ilişkin ilk "onay" Fehmi Koru'dan geldi. 16 Şubat tarihli yazısında "koalisyon çatladı" diye ilan etti.
Oysa ki, Emin Çölaşan'ın "liboşlar" olarak adlandırdığı, Mehmet Altan'ın "II. Cumhuriyetçiler" olarak isim babalığı yaptığı, her çeşit ve cinsten "eski sağcı ve solcu"ların içinde yer aldığı "liberaller", 22 Temmuz seçimlerinden sonra AKP ile aralarına mesafe koymaya başlamışlardı. "Türban krizi"yle, yani türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin AKP-MHP koalisyonunun anayasa değişikliği yapmasıyla birlikte "liberaller", AKP'yle aralarına mesafe koymaya geçmiş, açıktan açığa AKP'ye karşı muhalefet yapmaya başlamışlardı.
"Liberaller" muhalefetlerinin gerekçesini, AKP'nin "türban inatlaşması"yla "yapması gerekenleri yapmadığı", özellikle 301. maddeyi değiştirmediği ve "Ergenekon çetesi" operasyonunu yarım bıraktığı iddialarına dayandırmışlardır.
Diğer yandan 22 Temmuz seçimlerinde %47 oy alan Tayyip Erdoğan ve mehteran takımının "liberaller"e herhangi bir "diyet borcu" olmadığını her fırsatta yinelemesi, "liberaller"in kendilerinin "aldatıldığını", AKP'nin kendilerine verdiği sözden döndüğünü düşündürtüyordu.
Ve "II. Cumhuriyet"in isim babası, AKP-liberal koalisyonunun "en önemli siması" Mehmet Altan'ın bir televizyon programında, "Türkiye'de 12 milyon kişi günlük 1 dolarla yaşıyor. 600 bin kişi aç yatıyor. Türbandan acil sorunlar var" demesiyle birlikte kıyamet koptu!
Tayyip Erdoğan, ilk bulduğu fırsatta, 13 Şubat günü Mehmet Altan'ı "azarladı": "Biz geldiğimizde bu rakam 18 milyondu, 12'ye düştü. Onu niye söylemiyorsun? Milleti aldatmayın, dürüst olun!"
Tayyip Erdoğan'ın 13 Şubat "fırçası"nın üzerinden birkaç gün sonra AKP'nin gayrı-resmi yayın organı Yeni Şafak'ın "tıknaz düşünce adamı" Fehmi Koru "azarlama"yı konu ederek "liberalleri" hizaya getirmeye çalıştı.
"Tıknaz düşünce adamı"nın yazısının hemen ardından "kardeş Altan", Tayyip Erdoğan'ın "bahşiş"iyle kurduğu "Taraf" gazetesinde AKP'nin kendilerine verdiği "taahhütler"e gönderme yaparak Tayyip Erdoğan'a "döşendi":

"Başbakan yaptığı bir konuşmada 'liberal' bir aydını 'azarlamış'.
Kelimeye dikkatinizi çekerim.
'Azarlamış.'
Başbakan gerçekten aklından 'azarlamayı' geçirecek kadar kendini kaybetti mi bilmiyorum ama eğer öyleyse ona söylenebilecek tek bir şey var.
'Kendine gel.'
'Şemdinli'nin ürkek çocuklarının' azarlayabileceği birileri bulunmaz bu cenahta.
Sen önce Şemdinli'yi bir aydınlat, Dink'in katillerini bir bul da…
Birisini 'azarlamanın' senin haddin olup olmadığını sonra konuşalım." (Ahmet Altan, Taraf, 17 Şubat 2008)
Bir gün sonra abi Mehmet Altan, Tayyip Erdoğan'ın "azar"ına "Başbakan kendini orkestra şefi bizleri kurşun asker mi sanıyor?" diye yanıt verdi.
Böylece AKP-liberal koalisyonu çatlamış oldu!
"Muhafazakar-liberal" Nazlı Ilıcak arabuluculuğa soyundu:

"Gelin liberaller ve muhafazakârlar barışın! Ne muhafazâkar kesim, başörtüsü bildirisine imza atmadığı için, 'özgürlük anlayışı türbana kadarmış' diye Mehmet Altan'ı suçlasın, ne de Mehmet Altan, 'özgürlüklerin sınırını siyasal iktidarın işaretiyle belirleyen kurşun askerler' diye muhafazakâr kesime çatsın." (Nazlı Ilıcak, Sabah, 20 Şubat 2008)
"Barış çağrısı"nın ardından kapalı kapılar ardında yeni görüşmeler ve yeni pazarlıklar başladı.
Pazarlıkların çerçevesini Ahmet Altan 15 Şubat tarihli yazısında şöyle çizmişti:

"Ne tuhaftır ki, 'türban konusunda' en fazla bağıran gazeteler, devletin içine uzanan 'Ergenekon' çetesi hakkında da en suskun olan gazeteler.
Ergenekon'la ilgili haberler onlara ilgi çekici gelmiyor.
Devlet destekli çeteler 'kaos' yaratmıyor ama kızların türban giymesi 'kaos' yaratıyor onlara göre.
Devletin içindeki 'bir otoritenin' çeteler oluşturmasından rahatsız değiller, kızların giyinme 'özgürlüğünden' rahatsızlar." (Ahmet Altan, Taraf, 15 Şubat 2008)
Yapılan görüşmeler sonucunda iş tatlıya bağlandı. Eski sözler yenilendi, "nerede kalmıştık" denildi.
AKP "medya"sı "Ergenekon çetesi"ni yeniden keşfetti!
"Liberaller" yeniden şeriatçı manipülasyonların "inandırıcı öğesi" olarak harekete geçti.
İkbal avcılarının, kariyeristlerin, eyyamcıların, sol-döneklerin "liberal" ve sola, devrimlere ve devrimcilere küfür etmenin "liberal düşünce" ilan edildiği bir ülkede başka türlü de olamazdı.
Yine de "liberaller", Altan kardeşlerden ibaret değildi. Dolayısıyla Altan kardeşlerle "abdest"in tazelenmesi diğerlerini harekete geçirdi. AKP bir kez daha "ot/sopa" politikasında "ot" verme yoluna girmişti. Bu fırsat kaçırılamazdı!
AKP ile "liberaller" arasındaki görüşmeler tüm hızıyla sürdü. Bahçeşehir Üniversitesi rektöriçesi, "eski ajan-provokatör MİT ajanı babanın sarışın kızı" Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan ve İhsan Doğramacı'nın Prof. oğlu Ali Doğramacı, 12 Mart günü Tayyip Erdoğan'la görüşmeye çıktı. Ardından Deniz Ülke Arıboğan'ın "Türkiye zannediyor ki bir temizlik yapılıyor, laik çatışması var Türkiye'de, böyle bir şey yok. Türkiye'de çok ciddi bir uluslararası operasyon var. Adım adım Kürt devletine doğru gidiliyor." açıklaması geldi.
Radikal
'in "jakoben liberalleri" Perihan Mağden ve İsmet Berkan da abdest tazeledi.
Herşey olmuş ve bitmişti. Şimdi AKP ile "liberaller" arasında bayram havası esiyor.
Oysa tüm çatışma/uzlaşma olayının arka planında "liberaller"in "darbe" korkusu yatmaktadır.
12 Eylül askeri terörüyle soldan sağa savrulmuş, T. Özal ile nemalanmış, 28 Şubat "post-modern darbe"sinin gadrine uğramış "liberaller"in en büyük korkusu, "laik" görünüm altında yönetimin askerileştirilmesi durumunda, yani "darbe" koşullarında kendilerinden son on yılın hesabının sorulacağı korkusudur.
AKP ile koalisyona girerek bu korkularından kurtulabileceklerini düşünen "liberaller", 2004 başlarında "medya"da yer alan EMASYA (Emniyet ve Asayiş Yardımlaşma) olayı ile AKP'ye daha fazla sarılmışlardır. EMASYA'nın "kendini ulusal değerlerin dışında ve üstünde gören AB ve ABD yanlısı kişi ve gruplar"ı fişlemesi olayı korkularını büyütmüştür.
EMASYA korkusuyla kenetlenen "liberaller", bu korkularını kullanan AKP'nin polis istihbarat teşkilatını yeniden canlandırmasını hararetle desteklemişlerdir. Artık "kendilerinin" de güvenebilecekleri bir "istihbarat teşkilatı"na sahip olduğuna inanmaya başlamışlardır. Bu nedenle de, şeriatçı dezenformasyonun temel aracı haline getirilen polis istihbarat teşkilatının tüm "ürünleri"nin gönüllü tüketicisi ve kullanıcısı haline gelmişlerdir.
Onların "Ergenekon çetesi"nin üzerine gidilmesi konusundaki "hassasiyet"lerinin nedeni de, EMASYA birliklerinin sivilleştiği ve sivilleşmiş haliyle "Ergenekon" teşkilatı oluşturduğu istihbaratıdır.
AKP "medya"sının "liberal-islamcı" yazarı Ali Bayramoğlu'nun sözüyle, "EMASYA askeri darbenin ta kendisidir", dolayısıyla onun "Ergenekon çetesi" de askeri darbenin sivil hazırlayıcılarıdır.
"Liberaller", gerek "darbe" koşullarında darbecilerin, gerekse "darbe hazırlıkları" sırasında "Ergenekoncuların" hedefi olduklarını düşünmektedirler. Ortalıkta dolaştırılan "ölüm listeleri"nde adlarını gördükçe AKP'ye ve şeriatçı kesimlere daha fazla sarılmaktadırlar.
Tüm korkuları, AB'nin ve şeriatçı kesimin manipülasyon ve dezenformasyon faaliyetlerinde bilinçli olarak yer almalarından türemektedir.
Bilmektedirler ki, "Keser döner, sap döner, bir gün olur hesap döner!"
Bugün için AKP, "Ergenekon operasyonu"yla bir taraftan "rövanş" alırken, diğer taraftan "liberaller"in korkularına bir nebze su serpmiştir.
Tüm bu "abdest tazeleme"yle biten şeriatçı-liberal koalisyonu "krizi"nden geriye kalan tek soru, EMASYA'ya ne olduğudur.
Bunun açık bir yanıtı olmasa da, Fettullahçılığı ile ünlü Aksiyon dergisinin geçen 1 Mayıs öncesindeki şu haberi, EMASYA'lı darbe senaryolarının nasıl ve nerelerde oluşturulduğunu göstermektedir:

"Askeri Taksim'e çekme planı
Hedef askerin gelip Taksim gezi parkına konuşlanmasını sağlayacak provokatif eylemlerin altyapısını hazırlamak. Çünkü EMASYA planları gereği; Taksim meydanında gelişecek olaylara askerin doğrudan müdahale yetkisi var. Böyle bir durumda polis de askerin emrine giriyor, gözaltılar dâhil olmak üzere bütün yetki, olaya müdahale eden askerî birliğin komutanına geçiyor. 1 Mayıs öncesi bütün plan bunu sağlamak. O gün, aynı zamanda Meclis'te cumhurbaşkanlığı seçimi için ilk tur oylama yapılacak.
Hürriyet gazetesinin 17 Ocak 2007 tarihinde manşetten duyurduğu haber bunu gösteriyor. Haberde, İstanbul'da 1. Ordu bünyesindeki 52. tümende oluşturulan EMASYA birliğinin Çağlayan meydanında "ayaklanma bastırma" tatbikatı yapmak istediği; ancak tankların da kullanılacağı bu tatbikatın medyada yer almasının yol açacağı yanlış anlamaların önüne geçmek için formüller arandığı vurgulandı." (Hakan Çağrı, Aksiyon, Sayı: 640, 12 Mart 2007)
Bu masalın sonunda gökten düşen tek elma, AKP ile "liberaller" arasında kardeş payı yapılmıştır. Sola düşen ise, "cuntacılık"la suçlanmak istemiyorsanız, 1 Mayıs'da Taksim'den uzak durun "taşı" olmaktadır!
Tayyipler berber iken, "liberaller" tellal iken, solun kısmetine de bu "taş" düşmüştür.



devrimyolu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 04-15-2008, 17:11   #4 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 224
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3
berfin Seçkin bir yolda.
Standart

emeğinize sağlık



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
berfin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
karşısında, komunist, partisinin, seçimler, sınıfın, tutumu, İşçi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
komunist manifesto BABİL Dünya Devrim Tarihi 0 04-04-2008 00:54
Le Pen yargı karşısında Haber-Ahmet Güncel Haberler 0 12-16-2007 05:10
Komunist Radyo delfici Program 2 12-12-2007 22:48
Her geçen gün artan hırsızlık olayları karşısında güvenliğini sağlamak isteyen vatand burjuva-haberci Güncel Haberler 0 05-24-2007 04:00


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 01:29 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447