![]() |
| |||||||
| Devrimci Kişilik ve Devrimci Eğitim Devrimci kişilik ve devrimci eğitim üzerine açılımlar |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jun 2009 Bulunduğu yer: Turuncu Gemi
Mesajlar: 4.523
Thanks: 40
Thanked 63 Times in 52 Posts
Tecrübe Puanı: 5 ![]() | DEVRİMİ GÖREBİLMEK Bizi sürekli izleyenler, hemen her zaman devrimin engellenemez gücünden ve tekelci sermayenin her adımını devrimin baskısıyla atmasından söz ettiğimizi bilirler. Güncel değerlendirmelerimizin başında da, sonunda da devrim var. Biz bunları söyledikçe, ortalama sol üşünceye sahip olanlar, yerlerinden zıplıyorlar: “Hani nerede devrim?! Her sokak başında patlayan silahlar duymuyoruz... Milyonlarca insan sokakları zaptetti de haberimiz mi olmadı?” Bu biraz, “tavuk yumurta yapar” önermesine, “hani yumurta?” diyerek itiraz etmeye benziyor. Küçük Burjuva Devrimciliğin Kaderi Devrimi ancak yumurta kapıya dayandığında kabul etmeye hazır bu bakış açısı için, önemli olan, onun küçük burjuva sınıfa özgü algılayış ve politika yapma çizgisiyle yakın ilişkisidir. Sınıf ilişkileri, toplumsal konumu ve iktisadi gerçekliği, küçük-burjuva sınıfı her dönem, korku ve umut arasındaki daracık alana hapseder. Tek bir adımda mülksüzleşme korkusuna yenik düşer ve yine tek bir adımda büyük kazanç ve kariyer sahibi olma umuduyla sarhoş olur. Bu sınıfın siyasi temsilcileri de, Hrant Dink’in cenazesi ve 1 Mayıs eylemlerinin kitleselliği ile coşar ve herkesten önce matbaaya koşup “Manşetleri değiştirin: İşte Devrim!” diye bağırır. Çok değil, bir kaç ay sonra faşist kalabalıkların gürültüsünde, bu kez, “eyvah, eyvah” hayıflanmalarında ilk olma şampiyonluğuna soyunur. Abartıyor muyuz? Son aylarda bir çok yayında “en iyi felaket tellalı biziz” yarışmasına tanık olmadık mı? İşçileri de Etkiliyor Bizler için önemli olan, bu küçük burjuvalara özgü korku-umut cenderesinin, işçi sınıfı saflarında ne kadar etkili olduğudur. Hemen söyleyelim: Fazlasıyla etkilidir. Bu topraklar, oldukça kalabalık bir küçük-burjuva nüfusa sahiptir. Daha da ötesi, bu sınıf, politik olarak devrimci bir konumda bulunuyor. Dünyanın pek az ülkesinde küçük burjuva sınıf bu denli hareketli, bu denli politik bir konumdadır. Ve ne yazık ki, bu sınıfla işçiler arasında Çin Seddi yoktur. Küçük burjuva sınıfa ait politik nitelikler, her zaman proletaryanın saflarına sızıyor; hatta kimi zaman onu boğuyor. 2006 yılında Ordulu fındık üreticilerinin muazzam bir kitle gösterisi olmuştu. 70 bin üretici, bütün gün ve gece devam eden bir ayaklanma provasından geçti. Polisin saldırılarına karşı gösterilen direnç, dünyada az görülür örneklerdendi. Hükümete duyulan öfke, milletvekillerinin aylarca Ordu il sınırında uzakta durmalarına neden olmuştu. Sonra neler oldu? Aynı hükümet, seçim öncesi fındık fiyatlarına zam yaptı ve Ordu’da yine birinci parti olmayı başardı. İşte bu tavır, küçük burjuva politik özün dışa vurumundan başka birşey değildir. En uç noktalara savrulmak, sürekli yalpalamak, onun öz niteliğidir. Sabırsız heyecan ve umutsuz korku arasına sıkışan bu sınıf, etrafa öyle keskin bir koku yayar ki, işçi sınıfının etkilenmemesi olanaksızdır. Seydişehir Alüminyum İşletmesi’nde işçiler, iki yıl önce, gündemi alt üst eden devrimci eylemlere giriştiler. Öfkelerinden, fabrika yöneticilerinin evleri, arabaları ve hükümet partisinin binaları, haklarına düşeni fazlasıyla aldı. Olaylar günler boyu sürdü. Sonra duruldu. Ve hükümet partisi bir kez daha bölgenin en çok oy alan partisi oldu. Kritik anlarda bir proleter gibi davranan işçi, durgunluk anlarında küçük burjuva gibi davranıyor. Devrimin Engelleri Devrim cephesinin çoğunluğunu etkisi altına alan (gördüğümüz gibi bu etki, sınıfların gerçek ilişkileri temelinde nesnel bir zemine sahiptir), yalpalayan, bir uçtan diğerine savrulan ruh hali, -açıkça söylemekte yarar var-, devrimin karşı karşıya bulunduğu en önemli handikaptır. Bir devrim, hiçbir şeyden görmediği kadar, devrimci öncülerin yalpalamalarından zarar görür. Bu öncüler, kendi yalpalamalarıyla, işçi sınıfının üzerindeki küçük burjuva etkiyi azaltmazlar, çoğaltırlar; sınıf bilincini keskinleştirmezler aksine köreltirler; cesaretli ve büyük adımlar atılmasını değil, tersine “gerçekçi” ve küçük adımlar atılmasını telkin ederler. Ve böylece, devrimin yükselişinin kritik anlarında, yoğunlaşan devrimci enerjiye nitel bir sıçrama kazandırmaktansa, bu enerjinin soğuyup dağılmasına neden olurlar. Bugün devrimci proleter politikaların en geniş kitleler arasında yankı bulmasının önündeki en ciddi engel, küçük burjuva devrimciliğinin bu etkisidir. Oportünizme karşı mücadele edilmeden devrimi başaramayacağımız gerçeği, şimdi daha açık anlaşılmıştır. Devrim Doğru Yerde Aranmalı Yazının başındaki soruya geri dönelim: devrim nerede? O, ne bizim kafamızın içinde korumaya çalıştığımız bir umut ilacıdır, ne de sokak başlarında henüz patlamamış namlularda gömülüdür. Devrim, bir dip akıntısıdır... Zaman zaman bütün gücüyle karaya vurduğunda köpüklü dalgalar yaratan bir dip akıntısı... Devrimi, yarından umudunu kesmiş nüfusun %70'ini oluşturan yoksul emekçi sınıfların hoşnutsuzluğunda görün. Devrimi, sayıları şimdiden 6 milyonu aşmış işsizlerin sabırsızlığında, haftada 70 saat çalışmak zorunda bırakılan işçilerin korkunç bezginliğinde, öfkesinde, özlemlerinde, arayışlarında; evlerini korumak için her an eyleme geçmeye hazır gecekondu mahallerinde görün. Devrim, görme yetisini kaybetmeyenler için son derece somuttur; yoksul emekçi sınıfların alabildiğine zengin, çeşitlilikteki tepki ve mücadelelerinde, yani sınıfların nesnel ilişkilerinde boy verip gelişmekte. Bu haliyle devrim, yaşayıp gelişen ama henüz bayraklarının üzerine ne yazacağını bilmeyen,tüm gücünü toparlamak konusundaki belirsizliğini aşmış, kendi karargahını ve kurmay heyetini henüz işbaşına getirmemiş bir ordudur. Şu haliyle bile, bu ordunun yarattığı korkuyu burjuvazinin hiç dinmeyen politik krizinde, atılan her adımın kısa sürede eskiyip işe yaramaz hale gelişinde görün... Devrimi bir de karşı-devrimin aynasında, onun endişeli azgınlığında, toplumun kutuplaşmasına hız veren keskinliğinde görün. Unutmayalım ki, devrimin esas gücünü henüz görmedik Sınıfların karşılıklı ilişkilerinin ve mücadelelerinin zengin çeşitliliğinde boy veren devrim, oportünist öncüleri aşacak birikime ulaştığı gün, asıl işte o gün, muazzam gücünü gösterecek.
__________________ Kim Öğretiyor? PARTİ! Kim vuruyor? CEPHE! Kimin için? HALK İÇİN! |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| devrimi, görebilmek |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çin Devrimi | Katre | Dünya Devrim Tarihi | 1 | 06-25-2009 16:55 |
| Rus Devrimi | Raptiye | Video ve ya Film İndirmeden Direk İzle | 2 | 01-30-2009 07:55 |
| Çin Devrimi | Rozerin | Gladio - Kontrgerilla - Karşı Devrimciler - Darbeler | 0 | 08-08-2008 16:40 |
| Devrimi Görebilmek | pavel_ekim | Devrimci Kişilik ve Devrimci Eğitim | 0 | 07-19-2008 02:35 |
| çin devrimi | human | Dünya Devrim Tarihi | 0 | 04-27-2007 13:49 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 20:57 .