![]() |
|
|||||||
| Devrimci Gençlerde Mücadele ve Örgütlenme Devrimci Gençlerde mücadele ve örgütlenmeler |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Jun 2008
Bulunduğu yer: DeVRiM'den DeVRiMe
Mesajlar: 777
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() |
THKP-C: BİR DEVRİMCİ SAVAŞ ÖRGÜTÜ
(Eşitlik, Özgürlük ve Barış için Devrim Dergisi, Sayı 19, Nisan 1999) 30 Mart 1972 Kızıldere katliamından bugüne 27 yıl geçti. Bugün Kızıldereli olmak büyük bir onur, Kızıldere'yi anlamaksa yolun yarısı... Bugün Kızıldereli olmanın yolu, Türkiye halklarının devrim mücadelesindeki en önemli devrimci dönüşümü başlatan THKP-C ve THKO hareketlerinin yaptıklarıyla devrim mücadelesine kazandırdıklarını görmekten geçiyor. Siyasi faaliyete SBF'de Kızıldere katliamını protesto eden bildiriler dağıtarak başlayan Öcalan'ın Türkiye'ye kaçırılmasından sonra devrimci örgütlerin otobüs yakma, halkın olduğu saatlerde mağaza molotoflama, hedefsiz bomba yerleştirme vb. biçimlerde gerçekleştirdiği, amacı araçlaştıran şiddet eylemleri ve reformizmin yeni adlarla TİP'çilik oynaması, bize tarihi referanslarımızın önemini bir kez daha gösteriyor. 68 hareketinin dünya çapında yarattığı etki ülkemizde de kendini göstermiştir. Bu dönemde sol, TKP revizyonizmi ve TİP reformizmi arasında sıkışmış durumdadır. Anti emperyalist temelde yükselen gençlik hareketi ise ülkenin kurtuluş mücadelesine, devrimci bir yol açmanın sancılarını çekmektedir. 1969'da reformizmin gençlik içerisindeki etkinliğinin kırılarak militan kitlesel gençlik örgütü Dev-Genç'in oluşturulması (ve gençliğin emekçi halklar üzerinde yarattığı etki) devrimci hareketin gelişmesinde önemli bir ateşleyici oldu. Bu dönemde gençlik mücadelesinin önderleri kısıtlı sol literatürle Türkiye halklarının kurtuluşu mücadelesine ilişkin (daha sonraki döneme damgasını vuran) yetkin tartışmalar yürüttüler. Emperyalizm, devrim teorisi, demokratik halk devrimi, silahlı propaganda, suni denge, politikleşmiş askeri savaş vb. konularda bugün devrimcilerin söylemlerini oluşturan kavramlardı. 71 darbesinin yaklaştığı koşullarda yapılan tartışmalar, Türkiye devrimci hareketinin dönüm noktasını oluşturmuştur. Ülkenin ve solun o günkü koşulları devrimci hareketin de oluşum koşullarını yaratıyordu: "Ekonomik ve politik buhran hızla derinleşiyor. Hakim sınıflar kendi aralarında çeşitli fraksiyonlara bölünmüş, düzeni kendi resmi kanunlarıyla koruyamaz duruma gelmişlerdir. Bu yüzden, devrimciler üzerinde, karşı devrim cephesinin baskı, şiddet ve cebri görülmedik bir derecede artmıştır. Temsili demokrasi hızla rafa kaldırılmaktadır... Kriz solda bütün revizyonist grupların, devrim kalpazanlarının niteliklerini ortaya koymaya başladı. Bütün revizyonist klikler, değişik tonlarda açıkça, pasifizmin ve teslimiyetçiliğin borusunu öttürmeye başladılar." Bu koşullarda gençliğin anti emperyalist mücadelesi gün geçtikçe yükselirken devrim mücadelesine ilişkin devrim teorisi ve örgüt anlayışının oluşmaması önemli bir engel teşkil ediyordu. Bu dönemde gençlik önderleri öncelikle MDD çizgisinin önderi Mihri Belli'yi örgüt perspektifi oluşturma konusunda zorladılar, ancak bir sonuç alamadılar. Ve yükü kendileri omuzladılar: "Emperyalizmin gizli işgali altında bulunan Türkiye'de devrimin objektif koşulları hazırdır. Devrimcilere düşen görev subjektif koşulları yerine getirmek yani emperyalizme ve oligarşik diktaya karşı silahlı bir devrim cephesi örmektir." 1970 Aralık ayında Küçükesat'ta bir evde toplanan 11 kişi (Mahir Çayan, Münir Aktolga, Bingöl Erdumlu, Hüseyin Cevahir, Ulaş Bardakçı, Ziya Yılmaz, Sina Çıladır, Orhan Savaşçı, Sırrı Öztürk, Ertuğrul Kürkçü, Yusuf Küpeli) parti olma yolundaki ilk önemli adımı attılar. 11 kişilik genel komite ve 3 kişilik (Mahir Çayan, Münir Aktolga, Yusuf Küpeli) merkez komite oluşturuldu, merkez komite aynı zamanda Kurtuluş dergisinin yayın politikasını belirleyecekti. Süreç beklenenden hızlı gelişiyordu. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Ankara'da yaptıkları banka soygunu, "Kurtuluş grubunu" daha hızlı davranmaya zorluyordu. Bu dönemde THKO'yu yanına çekmeyi başaramayan Çayan ve arkadaşları da Küçükesat Ziraat Bankası soygununu yaparak hareketin kavramsal çerçevesinde önemli bir değişimi başlattılar. 15 Mart 1971'de yayınlanan "Kurtuluş/Devrim için savaşmayana sosyalist denmez!" dergisinde "kelimenin en geniş anlamıyla bir proleter devrimci örgüt doğdu" denilerek örgütlenme ilan edildi. Nisan 1971'de Mahir Çayan'ın ortaya attığı, THKP-C adında iki düzeyli bir örgütlenme fikri hareketin önde gelenleri tarafından benimsenerek büyük bir askeri eylemle örgütlenmenin duyurulması kararı alındı. 17 Mayıs 1971'de İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom kaçırıldı, THKP 1 No'lu bildirisi yayınlanarak silahlı savaş örgütü "parti-cephe"nin amaçları duyuruldu ve silahlı propaganda eylemleri başlatıldı. Devrimci örgütlenmelerin bugün büyük bir yanılsama içerisine girerek bireysel terörizmi silahlı propaganda olarak göstermeye çalışmaları karşısında THKP-C'nin ifade ettikleri ve yaptıkları tarihsel öneme sahiptir: "Silahlı propaganda, askeri değil politik mücadeledir. Ferdi değil kitlevi mücadele biçimidir. Yani silahlı propaganda, pasifistlerin iddia ettiği gibi kesin olarak terörizm değildir. Bireysel terörizmden amaç ve biçim olarak farklıdır. Silahlı propaganda, belli bir devrimci stratejiden hareketle, emekçi kitlelere elle tutulur, gözle görülür maddi ve somut eylemlerden hareketle, soyuta gider. Maddi olaylar etrafında siyasi gerçekleri açıklayarak, kitleleri bilinçlendirir, onlara politik hedef gösterir." (Mahir Çayan, Toplu Yazılar, Sf. 309) "Gerilla savaşının devrimci politik amaçlarla, siyasi gerçekleri açıklama kampanyasının bir aracı olarak yürütülmesine yani, politik kitle mücadelesi olarak ele alınmasına politikleşmiş askeri savaş stratejisi denir." Yani silahla yapılan her şiddet eylemi "silahlı propaganda" değildir. "Savaş politikanın silahla sürdürülmesidir. Her değişik askeri strateji ve taktik, değişik ideoloji ve politikanın bir ifadesidir... askeri yan hiç bir zaman ideolojik ve politik yandan ayrılamaz." (sf 212) Bugün yaşanan politik üretimsizlik ve muhalefet krizi içerisinde bir yandan reformizm "silahla bir yere varılamaz"ın propagandasını yaparken, diğer yandan kof bir şiddet taraftarlığı gelişmektedir. Onurlu tarihimiz bize en iyi örneği sunmaktadır: THKO'nun fidye almak için doktor Rahmi Duran'ın oğlunu kaçırması THKP-C tarafından gerillacılığın altın kuralı olan "çocuklara ve kadınlara ilişmemek" ilkesi çerçevesinde eleştirilmiştir. Yine Hüseyin Cevahir'in öldürüldüğü olayda, Mahir ve Hüseyin'in kaçmak amacıyla yanlarına aldıkları Sibel adlı kızın ateş içinde zarar görmesini engellemeleri, savaşta herşeyin mübah olmadığını gösteren önemli bir örnektir.
__________________
Yüreğini ve hayatını getirmiyorsan Beraberinde Hiç zahmet etme Aramıza katılmak için Katılmanla ayrılman bir olur Rahat bir yer arıyorsan Sıcak sudan soğuk suya girmiyecekse elin Hiç zahmet etme Yaranın en güzel çiçek olduğu Bu meydana gelmeye Bu yol ancak baş koyanlar içindir Burada sen Yemekte en sonuncu Edinmede en sonuncu Uykuda en sonuncu Ama ölmede birinci Olmalısın. İsyanAteşim yanıyor arkadaşlar okul nedeni ile giremiyoruz.tekrardan aranıza dönmek için gün sayıyoruz |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Jul 2008
Bulunduğu yer: Eylem alanından
Mesajlar: 27
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
THKP - C nin tezlerini, gerek örgütlenmede, gerek devrime giden yolda, gerekse olaylara bakış açısında bir sözlük gibi kullanmak gerekir. tezler geçerliğilini yitirmemiş olmakla beraber hepimizin okuması gerekmektedir diye düşünüyorum.
emeğine sağlık...
__________________
Devrimci siyaset; Devrimci parti !!!
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 20
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
hiçbir düşünce silah zoruyla yapılmamalı, ağızıyla yanınızdayım der ama değildir. kaç senedir silahlar konuşuyor, souç ne oldu? askerler öldü. PKK silahlarıyla hareket ediyor dava o kadar gelişmedi.
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Jun 2009
Bulunduğu yer: Turuncu Gemi
Mesajlar: 4.499
Thanks: 20
Thanked 43 Times in 38 Posts
Tecrübe Puanı: 5 ![]() |
Mahir Çayan önderliğinde silahlı çatışma teziyle devrimi gerçekleştirmeyi amaçladılar. Fakat olmadı.. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi 'nin yaptığı eylemler destanlaşmıştır artık.
__________________
Kim Öğretiyor? PARTİ! Kim vuruyor? CEPHE! Kimin için? HALK İÇİN!
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: thkp c |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 1. THKP-C Davasında Yargılanan Ayşe Emel Mesçi: | reyhan | Ölümsüzler | 2 | 06-25-2009 16:48 |
| THKP-C ve DEVRİMCİ YOL şehitlerine... | yksel | Ölümsüzler | 2 | 10-30-2007 03:20 |
| 17 bin asker, 140 savaş uçağı taşıyan 9 savaş gemisi dün Hürmüz Boğazı'ndan geçti. AB | burjuva-haberci | Dünya'dan Haberler | 0 | 05-24-2007 04:00 |
| THKP-C ve DEVRİMCİ YOL şehitlerine... | korkuluruya | Film - Video | 0 | 05-19-2007 13:26 |
| THKP-C ve DEVRİMCİ YOL şehitlerine... | asdasd | Video ve ya Film İndirmeden Direk İzle | 0 | 05-04-2007 01:51 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 20:07 .