![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 63
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7 ![]() | arkadaslar bildiginiz gibi hala çalışmaları suren yeni bir oluşum olması beklenen çatı partisi kurma girişimleri vardır... siz bu girişimi dogru buluyormusunuz ? sizcede çatı partisi kurulmalımıdır.?
__________________ Dün gece Babil’e iki melek indi sessizce......... Ruhum !.. sus ve seyret.......... Başladı t e k e r r ü r !.. Yâ, taham m ü ü l !.. Yâ, taham m ü ü l! V.B.BAYRIL |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 75
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | Çatı Partisi devrimci siyaset üretmekten yoksun yapıların birlik fetişizmi altın birleşmesidir...Leninizmin Marksizme yaptığı en büyük katkıyı yani önder homojen parti anlayışını ve Demokratik Merkeziyetçilik ilkesini red etmektir...
__________________ Ö n d e r L e n i n T r o ç k i H e d e f S o v y e t l e r |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 947
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | çatı partisi girişimi toplantısıyla ilgili notlar okumuştum.parti program içeriği konusunda iki farklı görüş var.notlardan ilgili kısımları aynen alıntılıyorum. Birinci görüş: Türkiye’de gerek Kürt sorunu gerek diğer toplumsal sorunların çözümünün önündeki temel engel askeri vesayet rejimidir (Ordu’nun siyasi sistem üzerindeki egemen konumu). Bugün temel sorun demokratikleşme sorunudur. Cepheleşme bu ölçüte göre gerçekleşmelidir. Askeri vesayeti (ve darbeleri) destekleyenler ve buna karşı çıkan demokrasi güçleri şeklinde. Doğal olarak Çatı Partisi demokrasi güçleri arasında yerini almalıdır ve bileşimini buna göre oluşturmalıdır. (Bunun doğal sonucu, partide liberal/sol-liberallerin, sol-sosyal demokratların geniş biçimde yer almasıdır.) İkinci görüş: Demokrasi mücadelesi çok önemli olmakla birlikte, onun yanı sıra bir Emek ekseninin de bulunması şarttır. Özellikle şiddetini arttıran kriz ortamında işçi ve emekçilerinin haklarını savunmayı temel görev olarak önüne koymayan bir parti demokratik görevleri de yerine getiremez. Kürt sorunun çözümünde de Batı’daki emekçilerden destek gelmesi hayati önemdedir. Bu nedenle parti emek ve demokrasi eksenlerine oturmalı, bunun sonucu olarak (anti-kapitalist veya sosyalist değil elbette ama) sol kimliği belirgin olmalıdır. benim düşüncem ise devrimci hareketin kendi arasında "köprüler" oluşturmasına hizmet edecekse ikinci görüşü benisemekle beraber olumlu olablir takip ediyorum
__________________ ☭☭☭☭☭☭☭☭☭ GERÇEKLER DEVRİMCİDİR!!!☭☭☭☭☭☭☭☭☭ |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Sep 2007 Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 485
Thanks: 0
Thanked 7 Times in 6 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | 'Çatı Partisi' bir ihtiyaçtır. Evet. Kürtlerin ve Türklerin, anti-tekel, anti-faşist birlikteliğine büyük ihtiyaç vardır. Bu da tamam. Ancak toplumun ve emekçilerin büyük çoğunluğunun umut ettiği, hatta talep ettiği bu ihtiyaçlar toplumsal mücadele ve bunun gerekli kıldığı sözleşmelerden çok, pratik ihtiyaç ve zorlanmalardan hareketle gündemleşiyor. Bir çatı oluşumu, 'seçim taktiği' olarak algılanıyor ve orada bırakılıyor. Anladığım kadarıyla şu anki odaklanma da bunu aşmıyor. Etik midir? Bence değil. Bizler böyle olmamalıyız. Nedenlerini kendimce sorguluyorum: Daha derinlerde ne var? Öcalan'ın belirttiği gibi; 'chp kör milliyetçi, akp kör dinci' ise ki öyledirler bizler neyiz? Türk ve Kürt demokrasi güçlerinin kendilerine ilişkin net bir tanımı var mı? Birbirlerine yaklaşımları nasıl adlandırılabilir? Bunlar yok. Olmadı mı yürütülen çalışmalar, Çatı Partisi gibi birlik arayışları da etik olmaz. Yara alır. O nedenle birlik çalışmaları yürütürken vicdani ve ahlaki sorgulamaya da ihtiyaç var. Derinlerde bir yerlerde saklı kalan duygu şu: Kürtler Türklere, Türkler de Kürtlere aslında ihtiyaç duymuyor. Duysa bile derinden duymuyor. Yani duyumsama hissi zayıf. Oysa oluşumları, yeni adım ve açılımları ihtiyaçlar belirler. Bu ihtiyaçlar toplumsal oldu mu çok daha etkili olurlar. Toplumun gereksinim duydukları toplum adına hareket edenlerin dünyasında somut taleplere dönüşmedikçe, ihtiyaçlar sadece 'ihtiyaç olarak kalırlar. Toplumunl pozitif duruşu ve bu duruşun oluşturduğu talepler ile yapıların negatif duruşu ve bu duruşların belirlediği tutumlar arasındaki çelişkiler her iki toplumu temsil eden güçlerin, kendilerini vicdani ve ahlaki sorgulamaya tabii tutarak aşılabilir. Bunun için de bir 'toplumsal sözleşme'ye ihtiyaç vardır. Bu bence etik olarak da doğrudur. Kürt ve Türk demokrasi güçleri emekten yana farklı toplumsal kesimlerin katılımını da sağlayarak böyle bir sözleşme gerçekleştirebilir. Bu başarılırsa çatı Partisi de, taktik bir algılayış olmaktan çıkar siyasal ve toplumsal sorunların çözüm merkezi olarak düşünülür ve gerçekleştirilir.
__________________ Niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdırlar. Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz? |
| | |
| | #5 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Sep 2007 Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 485
Thanks: 0
Thanked 7 Times in 6 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | Alıntı:
Bu site parti propagandalarının yapıldığı bir site değildir ancak senin 'yoksun''! diye tabir ettiğin yapılar,SDP,DTP gibi partiler mi sorarım sana!?
__________________ Niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdırlar. Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz? | |
| | |
| | #6 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 2.925
Thanks: 8
Thanked 53 Times in 28 Posts
Tecrübe Puanı: 10 ![]() | Alıntı:
Ki bana göre demokratik merkeziyetçilik de homojen yapıda önemsizdir. merkeziyetçi bir devrim hareketi şu anki algılarla t.c nin ankarası gibi bir espri doğurur. ayrıca homojen yapı felan saçma bence örgütlülükte illegalite vardır ve bu da homojen yapıyı bozar. Herkes bilmesi gerektiği kadarını bilir bu işler böyle olur. Önderliğe irade teslimiyeti vardır.
__________________ bitaraf ol, bertaraf et | |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 75
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | Öncelikle Ben Marksist Bakışlıyım ve yapım bir bölünme yaşayamayacak kadar gençtir.Ama "kötü tecrübe" dediğin şeyleri hem bölünmelerde hem de birleşmelerde görecek kadar mücadelenin içindeyim...Türkiye de ne bölünmeler bir politik bilinç çerçevesinde belirginleşir(bakınız:sdp-sp bölünmesi), ne de birleşmeler (ödp faciası) Demokratik-merkeziyetçilik benim değil Lenin in ilkeleri(komintern kuruluş belgelerine bakınız(devrimci parti)) Bence Demokratik Merkeziyetcilik hakkında peşin yargılara varmak yerine biraz incelemelisin.Sovyet devrimi bu parti yapısı sayesinde yapıldı.. Devrimci Selamlar...
__________________ Ö n d e r L e n i n T r o ç k i H e d e f S o v y e t l e r |
| | |
| | #8 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Sep 2007 Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 485
Thanks: 0
Thanked 7 Times in 6 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | Alıntı:
Ve bu sitede' Devrimci Ahlak' gereği yoldaşlar arasında pratikler önyargılı bir tutumla eleştirilemez.Sadece paylaşım yapılır ve özeleştiri verilir. Konumuza gelince; Siyasal mücadelede önce bir yol tutulur, bir grup öncü tarafından ortaya bir çizgi ya da program konulur. Bu ideolojik temel üzerinde devrimci parti yukardan aşağıya inşa edilir. Ama özgün bir durum olarak rusyada bunun böyle olmadığını da elbette biliyoruz. Önce yerel örgütlenmeler oluşmuş, merkezileşme bunun üzerine gelmiş. Bu çok özel ve özgün tarihi bir durumdur fakat genelleştirilemez. Kaldı ki Rusya’da bile ortaya çıkan ilk devrimci örgütlenmelerde durum hiç de böyle değildir. 1870’lerde ortaya çıkan ilk devrimci örgütlenmeler son derece merkezi ve disiplinli yapılardır. Çarlık rusyadaki ilk devrimci küçük burjuva örgütlenmelerin sağlam merkeziyetçi örgütlenme örnekleri olduğuna bizzat rusya marksistleri özellikle de başlangıçta bunlar için yer alan Plehanov tanıklık eder. Onlara vurulan darbenin, böylece bu ilk örgütlü devrimci akımın dağılmasının sonrasında oluşan ortamda ortaya çıkan marksist hareketin ilk örgütsel oluşum şekli kendine özgü bir tarihi durum örneğidir. Rusyada da, bu yerel örgütlenmelerden merkezileşmiş bir parti çıkarmak yine ancak merkezi bir müdahaleyle Iskra eksenli ideolojik ve örgütsel çabalarla olanaklı olabilmiştir. Buradan bakıldığında ise, yukarıdan aşağıya bir devrimci parti örgütlenmesinde rusya bile bize bir aykırılık sunmaz. Fakat oluşan alışkanlıklar ve gelenekler bakımından, rusyada önden yaygın yerel örgütlenmelerin bulunması yine de önemli ve özgün bir durumdur. Kısaca ifade etmem gerekirse,Marksizm ve Leninzm ilkeleri her ülkenin koşuluna göre daraltılır ya da genişletilir.Ve şunu asla unutmamak gerekir ki,Marksizm bir dogmalar yığını değildir.Yeri gelir içinde bulunulan koşula göre,tümüyle olmasa bile bir takım ilkeleriyle Marksizm bile çürütülünebilir.
__________________ Niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdırlar. Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz? | |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 75
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | 1- partinin yukarıdan aşağı inşası doğal olarak bürokratizmi ve parti içi çekişmeleri körükleyecektir.Oysaki Demokratik- merkeziyetçi parti yapısı(3.enternasyonal,tabi leninin ölümünden sonra sadece merkeziyetçi oldu) aşağıdan örgütlenmeyi yani işçi aygıtlarıyla(sovyetlerle) örgütlenmeyi kabul eder senin bahsettiğin sanırım partinin politik önderliği olabilir olsa olsa...Buna da yukarıdan aşağı inşa denemez dersek yanlış anlamalara yol açar.. Geri kalan soylediklerine 1i dışında katılıyorum..Hatta marksın devrimci parti anlayışı(heterojen parti)lenin tarafından çürütülmüştür bile... Ancak:burda benim dogma olarak baktığım yargısına nasıl ulaştığını anlamadım.Lenin kendisi 3.enternasyonal belgeleri arasın bu yöntemler şartlara ve "yöre"ye göre değişir diye bir madde eklemiştir.Ancak bu noktada demokratik merkeziyetçi parti yapısının özüne inmek lazım..Bu parti yapısı bir dogma olarak değilde bir gereklilik olarak ortaya çıkmıştır...Iskra öncesi yapılar dediğin gibi merkeziyetçi değil tam tersine son derece heterojen yapılardı hatta leninin "bay phelanov" diye eleştirdiği hocası bu parti yapısını uzun süre savunduğu için mahkum edilmiştir.Keza troçki de tam olarak olmasa da benzer bir heterojen partiyi savunuyordu(1912 ye kadar).Lenin onuda çok sert bir dille eleştirmiştir.Ancak bu yapı iskra gibi dar merkezi bir yapıda tamamen ortadan kalkmıştır.Bu yapı gerekliliği de aşırı baskı ortamından doğmuştur.Ancak daha sonraki bir çok devrim girişimi bizlere göstermiştir ki(İspanya, Almanya, Yunanistan,...) merkezi bir devrimci parti eksikliği merkezci politikalara yol açıyor ve sonunda mücadele burjuva partilere ya da siyasete eklemleniyor... Bu yapılar günümüzde avrupada ve türkiyede çokça mevcuttur...Çoğu sert sosyalist söylemlere rağmen tamamyle sivil toplumcu kuyrukçu siyasetin başını çekmeye başlamıştır.(SP neredeyse tamamiyle feministlerden oluşuyor.bi de sosyalist feminizm diye bişe uydurup cinsiyetcilik politikası yapıyorlar...)SDP içler acısı oraya hiç girmiyorum,zaten ödp parti bile değil devrimciyi bırakın.adamlar trabzonda mhpyle eylem yaptı(İsrail eylemine bakınız)..Avrupa da bir çok yapı(hatta kendilerine troçkist diyenler dahil) sivil toplumcu bir dar siyasete eklemlenmiştir... Sonuç olarak bu yapıların yeni bir çatı partisi çabaları ya da "birleşme" çabaları sorunu çözmekten çok derinleştirmeye yarar...Bu menşevik bir tutumdur hatta rusyadaki uzlaştırmacılara karşı söylenenler tamamiyle geçerlidir... Bu tip örgütlenmelere karşıdemokratik, ama olabildiğince homojen bir proleter partiyi savunmak devrimci marksistlerin boynunun borcudur... Devrimci selamlarımla...
__________________ Ö n d e r L e n i n T r o ç k i H e d e f S o v y e t l e r |
| | |
| | #10 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Sep 2007 Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 485
Thanks: 0
Thanked 7 Times in 6 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | 'Partinin yukarıdan aşağıya inşası' derken ben Türkiyeden örnek vermiştim.Malumunuz Leninizmi Türkiye şartlarına göre daraltıyoruz ![]() 'Dogma' olarak örneklendirdiğim ifadeye gelince de;'Öncelikle Ben Marksist Bakışlıyım' cümlenden hareketli bir ifadeydi. Neyse konumuz Marksizmin tartışmaya açık yönleri değil şu an. Konuyu madem Lenin'in 'Merkeziyetçilik' ilkesinden hareketle devam ettik öyleyse aynen devam ediyorum. 'Bir adım ileri iki adım geri' de partimizin temel örgütlenme ilkesi merkeziyetçiliktir, diyor Lenin. Burada vurgulananın henüz demokratik merkeziyetçilik değil de yalnızca merkeziyetçilik olduğuna dikkat etmek gerekir. Zira o dönem eksikliği yakıcı biçimde duyulan, yokluğu yıkıcı, hatta öldürücü sonuçlara yolaçan, dağınıklığı, şekilsizliği süreklileştiren şey, tam da bu. Temel ihtiyaç merkezileşme olduğu için, gerekli bir biçimde çubuk da buraya bükülüyor. Merkezileşememenin, dağınıklığın, birbirinden kopukluğun, dolayısıyla bunun getirdiği amatörlüğün, ilkelliğin sorunları yaşanıyor o dönem. Bu nedenle önce bu amatör yerel örgütleri BİR TEK PARTİ ÇATISI altında birleştirmek gerekiyor. Bunun için de ortaya öncelikle, sağlam bir teorik ve ilkesel temele dayalı birleştirici bir ideolojik çizgi koymak gerekiyor. Zira böyle bir çizgi etrafında birleşilecektir ve böylece örgütsel merkeziyetçiliğin olanaklı sağlam zemini de kazanılmış olacaktır. Bunda başarı sağlandıktan sonra, deyim uygunsa, bu noktada merkeziyetçilik bilinci ve pratiği kazanıldıktan sonra; yanısıra özellikle 1905 Devrimi’yle birlikte yerel örgütlerin aynı çizgide fakat geniş bir inisiyatifle çalışmasına zemin oluştuğunda, aynı şekilde, devrimin yarattığı göreceli özgürlük ortamının gerektirdiği demokratik ilişkileri partiye mal etmek ihtiyacı doğduğunda bütün bu koşulların biraraya gelmesiyle, sonuçta devrimci merkeziyetçilikle parti içi demokrasinin verimli sentezine ulaşılıyor. Böylece devrimci işçi sınıfı partisinin en temel örgütlenme ilkesi olarak demokratik merkeziyetçilik, bugün bildiğimiz anlamını kazanıyor. Burada artık iki yön ve bunların organik bir bütünlüğü var; demokratik temel üzerinde devrimci bir merkeziyetçiliktir sözkonusu olan.
__________________ Niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdırlar. Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz? |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| çatı, nedir, partisi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| çatı Partisi | dava adamı | Diğer Hareketler | 2 | 06-06-2009 16:25 |
| Çatı Partisi Tartışmaları Solda Yayılıyor | reyhan | İç Politika Haberleri | 0 | 06-03-2008 14:29 |
| catı partisi | dev_kom | Serbest Başlık ( Siyaset ) | 1 | 05-11-2008 01:11 |
| Yüksek Seçim Kurulu, Yurt Partisi, Millet Partisi ve Müdafaai Hukuk Partisi'nin seçim | burjuva-haberci | Türkiye'den Haberler | 0 | 05-09-2007 03:00 |
| AK Parti, Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Saadet Partis | burjuva-haberci | Türkiye'den Haberler | 0 | 05-05-2007 03:29 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 00:03 .