Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > GENEL BAŞLIKLAR > Anketler

Anketler Yapılan bütün anketler bu başlık altında

Cevapla
 
LinkBack (4) Konu Araçları Stil
Alt 06-29-2009, 22:25   #1001 (permalink)
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 365
Thanks: 16
Thanked 36 Times in 25 Posts
Tecrübe Puanı: 1
suat Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
Jockey_33´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Senin mantığına göre pkk yı destekleyenler devrimci diğerleri abd yanlısı.

ben öyle bir şey demedim.. dediğimi anımsamıyorum. sanırım bu sende oluşmuş bir algı.. yine de dikkate alıp tekrar belirteyim..
pkk yi destekleyip-desteklememek siyasal-soayal alanda bir duruş şeklidir.
pkk ile ilgili yapılacak her yanlış analiz. yaşama müdahalede de yanlışlıklar içerir. tıpkı ülke sınıfsal yapısını, paradıgmasını doğru çözümleyememek gibi.. elbette kişileri hemen abd yanlısı olarak nitelendirmem.. sunulan bakış mantığını ve özellikle siyasal çizgiyi böyle nitelendiririm.
995 nolu yazımı okumanı rica edeceğim.. fikirlerdeki doğru-yanlışlardan çok tarz ve yöntem ile ilgili yazmıştım. algılama -analiz vs.

Ben pkk yı desteklemeyrek devrimciliğimden bişey kaybetmiyorum hatta desteklemediğim için forumda verilen düzgün cevaplardan bişeylerde öğreniyorum senin yazdığın yorumlar ise bişe öğretme amacı güdülmeden yazılmış şeyler buda gösteririki seninde öğreneceğin şeyler var büyüklerinden duyduğun şeyleri analiz etmeden burda boş cümleler halinde yazıyosun.
bu eleştirini algılayamadım..
benimde öğreneceğim şeyler elbette var..
ama....
büyüklerinden duyduğun şeyleri analiz etmeden burda boş cümleler halinde yazıyosun.
bunu anlayamadım.. hangi cümlelerim boş ise bana belirtirsin bana katkı olur. düzenler-düzeltirim.. ama göstermediğin müddetçe nerede hatalıyım bilemem ki...

Eğer açılan konulara herkes aynı cevabı verseydi bu forum hiç amacına ulaşmazdı. Benim burda bu tartışmayı başlatmamla dışarda gelen biri okuduğunda benim bilmeyipte öğrendiğim şeyleri oda görecektir hatta hala kafasına takılan bir şeyler varsa gene sorobilmesi için özgü güveni olacaktır .Tartışıp bi sonuca ulaşmak mı bi forumun amacıdır yoksa herkesin aynı şeyi söyleyerek kendi kendini tatmin ettiği forum mu ?
bu anlamda doğru söylüyorsun ama.. bir noktayı da atlamamak gerekir..
elbette farklı görüşler özgürce paylaşılacak ama kardeşçe tartışacağız.. yani değerlerimize saygılı olup illaki sert eleştireceksek de somut şeylerle yöneleceğiz..ispatsız, mesnetsiz yönelmemek gerekir..
en önemlisi karşındakini anlamaktır.. örneğin ben demediğim halde sen pkk yi desteklemeyeni abd ci gördüğümü düşünmüşsün.. oysa benim devlet tarzında bir tanımım yoktur. küresel sermaye güçleri olarak bakarım. konseptler olarak ve devletler burada araçtır. devlette etkin olan o konsepti işletir. yada erk değişir konsepte değişir.
seninde belirttiğin gibi önce sormamız gerekir.

Mesela sunduğum çoğu şeyin (kanıtların içinden ) yanlış olduğunu bende biliyorum ama benim bulunduğum desteklediğim görüşü savunabilmem için bana bunları sorduklarında cevap verebilmem lazım
bu çok önemli değil.. yanlış kanıt sunmak, yanlış şeyler söylemek.. bunlar olabilir.. bunları kullanma mantığı ile eleştirmek de yanlıştır.
önemli olan bu yanlış sabit bir fikir yada bir siyasi zemine ait düşüncemi bu anlamda zeminler asıl önemli olandır. ben genelde zeminler üzerinden gitmeyi yeğliyorum...

995 nolu yazımı bir daha okumanı rica edeceğim..
tekrarlayayım.. senin pkk karşıtlığın değil gerekçelerin benim için önemlidir. yeterki bir siyasi zemin üzerinden olsun.. tartışma daha sağlıklı ve çözümcü ilerler. neden ve niçin karşıtız doğru bilirsek doğru yöneliriz.. illaki birbirimizi ikna edeceğiz diye bir şey de yok..


yanlış yaşam doğru yaşanmaz..
tek ispatı da maddi yaşamdaki sonuçlardır.. ve sürekliliktir tutarlılıktır iç bağlantıların biribirini destekler oluşudur..


dostlukla

suat





__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
suat isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-29-2009, 22:50   #1002 (permalink)
tol
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Bulunduğu yer: orda
Mesajlar: 1.187
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 0
tol Seçkin bir yolda.
Standart

o cevabı bana vermisti yanlış anladın abi geçrçi ben ben cevabı anlamadım ya biraz sayende anladım soğol





tol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-05-2009, 20:18   #1003 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 7
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
mardin Seçkin bir yolda.
Standart

kürdistanagerek yok kimlik hakımızı wersin gerek yok benim göruşum





__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
mardin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-05-2009, 20:29   #1004 (permalink)
 
mavzer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Bulunduğu yer: sakarya
Mesajlar: 30
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
mavzer Seçkin bir yolda.
Standart

bence kürdistana gerek yok ama kürt özerkliği kesinlikle olmalı.tek çekincem etrafımdada gördüğüm bazı kürt arkadaşların kürt özerkliği derken kürt milliyetçiliğine kayıyo olmaları bu sorun çünkü bu durumda ancak abd uydusu kürt devleti olur.......





__________________
ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin
savaş sloganlarımız
kulaktan kulağa yayılacaksa
ve silahlarımız elden ele geçecekse
ve başkaları mitralyöz sesleriyle
savaş ve zafer naralarıyla
cenazelerimize ağıt yakacaklarsa
ölüm hoş geldİ, safa geldİ!




mavzer isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-07-2009, 15:21   #1005 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 4
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
sdfsdfsdf Seçkin bir yolda.
Standart kürt devleti kurulmamalı

kürtlerin haklarını ellerinden kimsenin aldığı yok! onların tek yaptıkları abd nin oyunlarının kendileri açısından olumlu sonuçlar getireceğini düşünmeleri ve bu doğrultuda hareket etmeleri.ama farkına varamadıkları öyle bir şey de var ki: abd nin tek amacının türkiyeyi parçalamak olduğu ve amacına ulaştıktan sonra da onlarada sırt çevireceği. varsayalım bu amaçlara ulaştılar. o zaman ne olacak? abd bu sefer şuanki hayali kürdistan devletinin de yönetiminde de söz sahibi olacak ve yine tam bağımsız bir ülke olamayacaklar. onları türklere karşı yabanileştirdiler. türkiye de bazen onlara karşı sergilediği sert tutumlarıyla onların güvenini iyice kırdı. artık bi uzlaşmaya gidilmesi şart oldu. ama bu uzlaşmada kesinlikle kürdistan diye hayali bir devletin yolu açılmamalı. onca emekle bizimle birlikte savaştıkları ülke topraklarını abd ye yem etmeyi onlarda istemez kanımca!





__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
sdfsdfsdf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-07-2009, 15:26   #1006 (permalink)
 
ARMANÇ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 804
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 1
ARMANÇ Seçkin bir yolda.
Standart

tam tersini yazmışsın sdf.kürtler değil t.c amekianın kölesi vaziyetinde şuan...eimn ol ne kürtler ne önderlik kürdistanın kurulmasını istemiyor...özgür bir ülkede ayrım yapılmaksızın yaşamak...tüm çabaları bu yüzden...sen iyi araştır ve tek taraflı araştırma...





__________________
biz yaşamı gülüş tadında yaşadık
yani yaşam bir gülüşse,
biz onun en iyi kahkaha atanlarıydık.
biz böyle sevdik birbirimizi,
böyle paylaştık varlık ve yokluğu...
bu yüzden en sevdiklerimizi toprağa gömerken bile,
yaşama ve ayakta kalabilme gücü gösterdik...ROJ
sürgün...
ARMANÇ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-07-2009, 15:38   #1007 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 4
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
sdfsdfsdf Seçkin bir yolda.
Standart

tc zaten abd nin kölesi durumunda şuan bunu görmemek için kör olmak lazım. ancak kurulumu gerçekleştirildiği takdirde kürdistan diye bi devlette onların kölesi olacak. neden hemen kendi bağımzsılıklarını korusunlar bu onların hakları diye kestirip atıyoruz ki? gerek biz gerek onalr çeşitli ödünleri vermeyi kabul ettikleri takdirde uzlaşamya varılabilir. onlar bağımsız olmalarının koşulunun türk askerini türk insanını öldürmekten geömediğini öğrendikleri an ne türk askeri ne türk vatandaşı onlara tek bir mermi dahi sıkmaz! bağımsızlık eşitlik özgürlük her zaman her millet için olmalı buna bi itirazım yok. ama unutulmamalı ki bir devlet sınırları içinde her ırktan insan kardeşçe eşitçe özgürce barınabilmeli ve sorun çıkartmamayı öğenebilmeli.





__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
sdfsdfsdf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-07-2009, 15:45   #1008 (permalink)
 
ARMANÇ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 804
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 1
ARMANÇ Seçkin bir yolda.
Standart

bunu neden önce tc yapmıyor...pkk eylemsizlik kararı aldı ama t.c ordusu ne yaptı fırsat bilip saldırdı her yönden...çok ödün verildi ama hiç bir yol katedilmedi...abdullah gül iyi şeyler olacak diyor ama hep kötü şeyler oluyor...ne zaman bir çözüm sunulsa t.c hükümeti hemen gizliden saldırıya geçiyor...pkk ne yapsın...etkiye tepki yoldaş...budur başka bişeyde değildir...onların canı yanıyorda bizim analarımızın canı yanmadımı,benim canım yanmadı mı hiç...neyse...





__________________
biz yaşamı gülüş tadında yaşadık
yani yaşam bir gülüşse,
biz onun en iyi kahkaha atanlarıydık.
biz böyle sevdik birbirimizi,
böyle paylaştık varlık ve yokluğu...
bu yüzden en sevdiklerimizi toprağa gömerken bile,
yaşama ve ayakta kalabilme gücü gösterdik...ROJ
sürgün...
ARMANÇ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-07-2009, 16:22   #1009 (permalink)
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 365
Thanks: 16
Thanked 36 Times in 25 Posts
Tecrübe Puanı: 1
suat Seçkin bir yolda.
Standart

sayın arkadaşlar..

halk-ulus-milliyetçilik-ırkçılık ...
etnik yapı-yurtseverlik-ulusalcılık...
vatandaşlık-enternasyolistlik ...
vs. vs..

kavramların kökeni, tarihsel gelişimi, kullanıldığı alanlar ve her kesimin kendine göre yüklediği anlamlar.. göz ardı edilip bu sayfada bolca harmanlanıyor...
eline bir şablon alan bu şablona uysun diye kavramı eğip-büküyor..
her kavramın bir çukış zemini vardır.. aynı zeminde çıkan iki kavram farklı nedenlerle evrimleşir farklı içeriklerle bezenip, dönüşebilir.. bu anlamda tarihsel süreci de dikkate alınmalıdır. dönüşmüş ve bu anki işlevi ile olumlu-olumsuz da olabilir.. ama başlangıcı farklıdır.
birde bu kavramların dönemsel işlevleri ve kullanımları da irdelenmelidir.

örneğin..;
ırkçılık kavramı olumsuz bir kavramdır.. bir etnik kökeni üstün ve "diğerlerini" buna köle-hizmetli görmektir.
oysa..;
ırk ile etnik yapı aynı kökenden gelir.. her ikisi de bir halk topluluğunu ifade eder.. üçünün kökeni ise kabile zemininden gelişmedir.
ırk ve etnik yapı genelde biyolojik formasyon olarak ele alınır..
oysa..; insan denilen canlının kökünden itibaren ayrı-özgün yapıları yoktur.. renk anlamında bir ayrım söz konusu olsa bile buda iki ana renk ile ara melez renklerden oluşur.. iki ana rengin ise bir farklılıktan öte pigmentler(renk hücreleri) ile ilgili olduğunu bilim ispatlamıştır. başkaca bir ayırıcı özellik taşımaz..
tevrata göre adam kadmon.. olmuş insan anlamına gelir ki siyah ile ifade edilir.. önce beyaz sonra kırmızı ve en son aşama siyahtır.. batı "modernite"sinin bilincine göre beyaz üstündür, siyah ,ile kırmızı alt katagöridir. oysa batı.. eski ahid(tevrat) anlayışına bağlıdır.. buda bir garabet durum..

etnik yapılar, aslında biyolojik değil.., sosya-kültürel oluşumlardır. tarihsel olarak bilinen ilk ayrım..; aynı karından(dişiden) gelenlerin birliği anlamında başlamıştır. zamanla toplumların gelişimi ve yeni birlikler yaratma girişimleri ile önce aynı karından(dişiden) gelme terk edilmiş yerine bir dişinin bir güç ile..ışık-hayvan-ruh vs. döllenmesi sonucu oluşmuş olarak lanse edilmiştir. bu kavramlar ve nitelendirmeler(efsane-söylence) sınıflı sistemlerin başlangıcına denk düşer..
ilk tanımlamanın üzerinde var olduğu toplumsal kurala göre içerden üreme ilişkisi yasak olduğundan dışardan yani "yabancıdan" döl alınırdı bu anlamda bütün topluluklar zorunlu olarak karışımdır..

sınıflı sistemlerle birlikte..; tanımlamalar artık, sosya-kültürel yani siyasal bir mantıkla yaratılmıştır.
kısaca.. günümüze gelen ulus-milliyet-etnik yapı gibi tanımların başlangıç zemini yukarıda açıkladığım gibidir ve farklı gelişim-dönüşüm süreçleri yaşanmıştır...

bu süreçler.. iki zemin üzerinde gelişmiştir.
göçebeler..; bir dominant(etkin) hanedan yada totem ismi ile anılan ve karışımlarla büyüyen yada çatışma ve dış müdahalelerle dağılan etnik-milliyet-halk yapılarıdır.
ilk örnekler..örneğin.. ibrahimin kabilesinin etkinliği ile başlayan ve giderek dinsel bir tanımla oluşan yahudi(ibrani) topluluklarıdır..; sami kabilelerinden bir kabile etrafında başlayan bu oluşum temeline inanç formunu almıştır.. dışarıdan girişimin engellenmesi içinde, ata-erkil yapıya ters bir kuralı günümüze kadar sıkıca korumuşlardır.. "bir ibrani ancak anne ibrani ise kabul edilir.. baba ibrani olsa hatta en üst düzeyde biri bile olsa ibrani sayılmaz.. örneğin ibrahimin ilk oğlu ismail sami kabilelerinden hacer den olma olmasına karşın yahuda inancında olmayan bir kabile özelliğinden dolayı kabul edilmemiştir. bugün mekke arapları denilen ve muhammedin de yeraldığı "milliyet" buradan gelir.. ama anne ibrani ise.. erkek ne olursa olsun çocuk ibrani sayılırdı...bu istisnai bir durumdur ve etnik yapıların sosya-kültürel olmasına en güzel örnektir..

göçebelik süreçlerinde.. köken aranmazdı.. var olan hanedan temelinde başlayan bu tanımlama başka bir güce geçtiğinde değişebilirdi.. bu anlamda asya göçebelerinde de görüldüğü gibi bazı kurallar ile sistem(bir anlamda sermaye oluşumu sayılır) süreklilik arz etti.. yani kabile yada kabile konfederasyonları içinde erk değişimi olsa dahi simge olarak belirlenmiş bir oba dan bir kişi göstermelik de olsa erk de bulunurdu.. yada aynı oba içinden biri erk'ke getirilirdi diyeyim.. göçebe toplumlara bakın aşağı yukarı bir hanedan ismi ile tanımlanır.. yada bir başkalarının taktığı isimle..
örneğin hun ismini bu proto moğol-tatar topluluğa takan çinlilerdir.. juanjuan.. yani kımıldayan böcekler anlamına gelir..
hungarıa denilen ülkeyi asıl kuran kalabalık macarlardır ama erk de hun kabilesi olduğundan adı hungarıa kalmıştır. macarlar ise iskit kökenlidir.
yine bulgaristanı kuran bulgar göçebe türki kabilelerdir ama peçenek-uz gagauz gibi kabilelerle birlikte alttaki slav halk ile karışmış sonrada hrıstıyan olmuşlardır devletin ve halkın ismi milliyet olarak bulgar diye anılır buda garabet bir durumdur.
kısaca göçebe topluluklar günümüze kadar gelen aşamada kabile(aşiret) konumunu aşamadıklarından.. var olan etkin bir yapıya eklemli yaşam sürmüş ve o isimle tanımlanmışlerdır.
örneğin.. anadolu da yörük diye anılan yapılar da çeşitlidir.. esmer kısa bolu hafif çekik olanları ile sarışın mavi gözlü(avşar) olanları da vardır.. bunların tarihsel kökenleri de farklı süreçlerle geçmiştir. son aldıkları biçim de budur..

yerleşikler..; yerleşim yaşamla birlikte bu süreç çok farklı ve sistemli olarak gelişmiştir.. öncelikle bir topluluğun yerleşim alanı olarak anılan yada yine bu alana kendi isimlerini veren topluluklar oluşmuştur..
site(kent) yapısı aynı zamanda sermaye(sınıflı) sistemin de hızlı ve kalıcı gelişimini sağlamıştır..
aynı kabilenin ayrı kentleşmesi aynı zamanda ayrı etnik-milliyet yapılaşmalarına da zemin olabilmiştir.
sümer asur babil gibi sami kökenli oldukları iddia edilen bu site toplulukları genişleyen yıkılan süreçleri ile o alanda var olan günümüzdeki her milliyete temel harç konumundadırlar..
germen kabileleri avrupaya yayılmaya başladıklarında burada yaşayan toplulukları toptan kelt olarak adlandırmışlardır.. köken olarak tarım-hayvan yetiştiricileri anlamına da gelir..
ilk olarak.. günümüz bavyera ormanlık bölgesine yerleşen bu germen kabilelerinden frank hanedanı sonradan daha zengin olan orta avrupaya sarkmışlardır(günümüz fransa) burada başlayan etkinliklerini geliştirerek bir devlet kurmuşlardır. bu devlet önceleri bir hanedan(osmanlı gibi) ile tanımlanırken giderek bir fransız ulusu yaratılmıştır.. oysa bunların kökeni germendir yerel halkın dili-latince ve hind avrupa dillerinin akarışımı ile fransızca yaratılmıştır. sonrada fransız ulusu...

fransa da önceleri vatandaşlık kavramı ortaya atıldı. fransa devlet sınırları içindeki her kişi fransız vatandaşıdır(yurtdaşıdır) ve devlet de bu vatandaşların "özgür" birliğini temsil eder dendi.. böylece o sınırlar içersindeki topluluklar devlet eli ile mülkiyete geçirildi.. sonrasında bu kavram milliyet(ulus) ile derinleştirildi.. devleti ve sistemi ifade eden bir kavram oldu buna da ulus-devlet oluşumu diyoruz.
önceleri farklı inanç-dil-kültür vs. ile ama bir vatandaşlık kavramı ile yaratılan birlikte olma.. sonradan tek dil-tek milliyet tek kültür ile simgelenen ulusa dönüştürüldü.. bölece dönüştürel geniş kitle ile bir güç elde edildi.. dönüşmeyenlere ise "diğerleri" muamelesi yapıldı ve dönüşenlerin ayrıcalıkları içinde bu "diğerleri" ezlen halk(ulus) konumunu yarattı.. ulus-ulusalcılık-milliyet dönüştürülmüş bir burjuva kavramı ve işlevi iken ..; bu işleve direnen(diğerleri) yüzünden de aynı zamanda bir sorun(ulusal sorun) ortaya çıktı... yine sömürgeciliğin etkisi ile de bu durum ortaya çıkmıştır. el koyulan yapı(toprak-devlet vs.) ve içinde yaşayan topluluklar bu ulus "birliğine" dahil edilmediğinden zaten bu ulus ile buralara el konulduğundan.. ulusal bağımsızlık kavramı da ortaya çıkmıştır..

yenenlerin(erktekilerin) yarattığı bu durumu isteyen talep eden "diğerleri" yada el konulmuş topluluklar da.. ulusal bağımsızlık kavramını geliştirdiler..

burada burjuva tanımı ve yaratımına karşı çıkmak ile ezilmeye karşı çıkmanın haklılıkları sürekli karıştırılmıştır.. litaratüre bu anlamda ezilen ulus milliyetçiliği girmiştir. bu bir anlamda ezilmişliğin haklılığını verme zorunluluğudur. bu anlamda ulusların kaderleri tayin hakkının temelinde yatan da bu ezilmişliği yadsımaktır. bu sürecin çözüm mantığı bir milliyetin(ulusun) ulus-devlet yaratmasıdır..ama bu demek değildir ki ezilen ulus milliyetçiliğin.. bir egemen ulus-devlet le son bulması geçerli bir çözümdür..
buna sosyalist olursa doğru olur diyenler de vardır.. bir ezilen ulusun ezilmişliğine karşı çıkmak ve bir ulus-devletle bunu çözümlemek ile sosyalist sistemi kurmak karıştırılıyor.. ikisi tamamen ayrı bir düzlemdir. sosyalist sistemde ulus formatı olmamalıdır. bir ulusa dayalı sosyalizm burjuva işlevden farksız işlemez.. sosya-kültürel olarak içindeki başka toplululları istemese de ezer. yada "gönüllü" asimilasyon yaşanır.. oysa sosyalizm sosya-kültürel olgularda..bir sentez işlevidir.. asimilasyon değil.. özgür eşit ortamların tarihsel gelişime yönelik doğal sentezi...bilgi beceri birleşimleri.. kültür karışımları..

biraz karışık açıklamalarımdan sonra pkk ye gelirsek..;

öncelikle pkk bu noktalarda hangi kavramları hangi işlevleri ile tanımlıyor bu temelde önermeleri ve çözümleri nedir bunları sormadan irdelemeden...
kşi-grupların...kendi şablonları ile pkk yi tanımlamaya çalışması bilimsel bir yöntemmidir..

öncelikle belirteyim.. ... pkk..;
*ulusal sorunu yeni bir ulus-devlet formatında çözümlemeyi doğru bulmuyor..
*etnik-milliyet-ulus denilen kavramları biyolojik ayrı yapılar olarak değil.. tarihin süzgecinden geçmiş, karışmış, dönüşmüş ve günümüze gelebilmiş topluluklar olarak görüyor..
* bu toplulukların sosya-kültürel varlıklarının yok sayılması yada asimile süreçleri bir egemenlik işlevidir ve direnme hakları vardır ve önemlidir diyor
* özellikle bölgede ve yaşadığımız ülkede bu sorun başat sorundur bölge ve ülkenin paradıgmalarının temelinde bu vardır.. bu çözümlenmeden geleceğin toplumu süreci sağlıklı ilerlemez.. başarı şansı zordur diyor.. bu anlamda kürdistan ve kürt ulusal sorununu temeline almıştır.. bunu konjoktürel zorunluluk olarak görür..
* 1920-21 ve m. vurguları bu anlamdadır..;
1921-25 sürecinde bölgede oluşan konsept kürdistanın parçalanması ve yaratılan sahte ulus-devletlere dağıtılması ile oluşmuştur bunun çözümlenmesi bölge ve bölge ülkelerindeki devrim sürecinin zorunlu işlevidir der..
bu anlamda ilk çıkışı yine bu temeldedir.. ama reel sosyalizm tezlerinin ve sscb nin varlığından dolayı birleşik kürdistan hedefini bir ulus-devlet formatında ortaya koymuştur adının sosyalist kürdistan olması da bu zemindedir..
1990 larla birlikte pkk bir paradıgma değişimi sürecine girmiştir.
başlattığı mücadelenin yaşamdaki sonuçları ve mücadelenin yarattığı bölge ve ülkeyi devleti daha iyi görebilme pratikleri sonucu bu paradıgma yaratılmıştır..
bu anlamda..; yukardaki bakış zeminlerinden sadece
*ulusal sorunu yeni bir ulus-devlet formatında çözümlemek anlayışını terk etmiştir..
ama diğer noktalarda bakışı aynıdır..
ek olarak da..; rerel sosyalizmin tarihsel köklerindeki zaafları ve gelişen olumsuzlukları da sorgulamaktadır..

bu sorgulamalarını yaparken tarihsel yaratımlara ve yaratan düşünürlere ve bunu pratikte yaşatanlara bir karşıtlığı da yoktur. bunları tarihin birer kazanımları ve deneyimleri olark görmekle birlikte yaşanan cidi tarihsel yenil-yanılgıları da sorgulamaktadır..
doğaldır ki bu anlamda tarihsel olarak en geniş ve bilimsel olarak ve paratiksel olarak işleyen ve adına marksizm denilen kuram irdelenecek ve eleştiriel işleve sokulacaktır..

bunu yaparken sosyalizmden uzaklaşıp uzaklaşmadığı ortaya atığı yeni kavramlar-çözümler-önermeler ve pratikler üzerinden görebiliriz..

kaba şabloncu sahiplenme bu kuramı(marksizm) doğmatik ve işlevsiz yapar.. ve yapmıştır da.. bir yığın "hakiki" marksizm birbirini didiklemektedir.
temel argüman..; kim sahipleniyor kim eleştiriyor şeklinde yürümektedir..

pkk ye de bakış bu temelde olunca ve dönemdeki varlığı ve pratiği de belli iken en kolay yok saynmanın yolu da milliyetçi olarak tanımlayıp sosyalist olmadığını ispat etmek oluyor..

üstelik bunu.. yurtseverlik kavramı temelinde ulus-devlet olan cumhuriyeti emperyalizme karşı savunma adına hareket edenler yapıyor.. oysa.. pkk kürt ulus-devleti kavramına karşı.. bunlar milliyetçi olmuyor da pkk milliyetçi oluyor..
pkk nin ktle tabanı ne yazık ki sadece kürtlerden(elbette başkaları da var ama azınlık da) oluşmaktadır.. kitlesinin büyük oranda hatta tamamen bunladan oluşmasının nedeni ise bu sıçak yaşanan gerçekliğe sahip çıkmasından dolayıdır. aynı kürtler geçmişde t.i.p, thkp-thko-tikko vs yapılar içindeydi..bu yapılar sorunu ve bölgeyi doğru çözümleyip olaya sahip çıkabilselerdi(dillendirme ilgilenme anlamında demiyorum bu yapılıyor, süreci çözümleyip süreçte kalabilme anlamında kürt halkının işlevi anlamında) pkk ye de gerek kalmaz bu topraklarda bu yapılardan biri etkin olurdu..
bu anlamda..;
pkk nin türkiyeleşme giderek bölgeleşme süreci oluşamadığından(nedenleri ayrı tartışma konusudur) kitlesi kürt halkı ile sınırlı kalmıştır.. haliyle argümanlar da ağırlıkda bu zemindedir.. bundan dolayı milliyetçi demek zaten şöven bir mantıktır.. ezilen bir halkın durumunu dillendirmek milliyetçilik olur mu...?? bu örgüt sadece bu alanla sınırlı bile olsa bu derecede ırkçı-şöven ve emperyalizmin tescilli karakolu olarak bir işleyişi olan sistemde karşı tepkilerin böyle suçlanması anlamlımıdır.
dediğim gibi bu devletin ve sistemin..; bütünken sanki sömürülmeyen kullanılmayan bir yapısı varda bölünme ve pkk ile sömürülecek kullanılacak duruma gelecek.. buna akıl erdirmek yada sosyalizm adına konuşmak denirmi bu olsa olsa egemen ulusun şöven gerekçe mantığıdır.

sonuç olarak..;
* pkk'nin marksist olmadığını ispatlamak anlamsızdır..zaten düşünce sistematiği olarak kendini bir izm le adlandırmıyor..
* pkk nin devrimci yada sosyalist olup olmadığını ise.., marksist olmaması yada kürt ulusal sorununu temeline alması ile ispatlayamazsınız..
sadece marksist olmayan sosyalist-devrimci değildir gibi kendince geçerli bir iddianız olabilir.. her marksist olanın böyle olamayacağı kadar geçerlidir.. bunu yaşamda yaratılanlar ispatlar.. bu aşamaya kadar bir düşüncedir ve düşünce ile değil yaşamsal pratik içinde sistem karşıtlığı işlevlerine göre ilişkilenilir.. direk devrimci değil diyorsan işine bakacaksın.. ne pkk nin sizle ne de sizin pkk ile bir işi olur.. hoş pkk ilişkilenmelerinde sosyalist mi değil mi diye kaba bir kıstas koymuyor.. yaşamdaki işlevlere göre ilişkilenmeyi yeğliyor ki buna sistem de dahil.. (barış savaşan taraflar arasında yapılır ve buda karşılıklı uzlaşma zeminlerinde yaratılabilinir.)

en önemli ayrıntı..; pkk nin kürt ulusal sorunu ile ilişkin söylemleri ve işlevlerinden yola çıkıp, karşı tavır alma ve saldırmanın altında yatan bilinç nedir artık bunun adı konmalıdır..
tarihte yaşanmış deneyimler vardır.. ezilen bir halka bu şekilde yaklaşanların tümü karşı-devrim saflarında, en hafifinden sosyal-şövenizm olarak yer almışlardır..

uzunca yazmak zorunda kaldım..
çok absürt ve anlamsız zeminlerde tartışılıyor.. savunan arkadaşların çounda da pkk yi kavrayamamışlığın izlarini görüyorum..
yaşanan son gelişmelere bakalım küresel egemenlik ve uzantısı aktörleri neye saldırıyor..
pkk nin askeri varlığına değil yarattığı çizgi ve etkisine saldırıyor.. güney bile seçim yasağı koyuyor oysa bu şöven ülke bile dtp ye tahammül etmiş durumda..

bu anlamda..
teorik aktarım yani çizginin aktarımı çok önemlidir..hakaret ve saldırılara duygusal tepki gösterme yerine çizgiden açıklamalarla aktarımlarda bulunmak gerekir.. bu yaklaşımlardaki şöven tarz veya hatalı yaklaşımları ortamına göre deşifre etme tarzı işletilmelidir..


saygılarımla

suat






__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
suat isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-07-2009, 16:29   #1010 (permalink)
 
zine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 38
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
zine Seçkin bir yolda.
Standart

Bu topraklar tutsaktı...Kürdün direnmesiyle geri püskütürülenm işgal güçleri ile ''kardeş halk'' söylemi yerini ikinci sınıf vatandaşlığa bırakıyordu...''Tek dil,Tek bayrak,Tek millet'' naraları ile benliğimiz soyutlanıyordu,görünmezliğe büründürülüyorlarduk...Türküleri tutsak,coğrafyasi kan,atalarının uğrunda kan döktükleri toprakların esaretinden,dağlara sığınmış gül yüzlü çocuklar...Gayri insani duyguların tetiklenmesi ile gerçekleştirilen katliamlar,işkenceler ve daha nicesi...Kürtlük hakkımı kullanarak kardeşliği reddediyorum...
YEter artık,yaşasın kürt ve kürdistan...
Edi bese,biji kurd u kurdistan....





__________________
Uçurumları sevenin,kanatları olmalı..
zine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , ,


Bookmarks


LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://komunistforum.net/anketler/19573-kurdistan-kurulmali-midir.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
Komunist Forum - vBulletin This thread Refback 10-22-2009 20:24
Kürdistan kurulmali midir ? - Sayfa 111 - Komunist Forum This thread Refback 10-21-2009 00:23
Komunist Forum - vBulletin This thread Refback 10-10-2009 02:04
Komunist Forum - vBulletin This thread Refback 09-13-2009 12:51

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Müslüman Sol Hareket Anti-Emperyalist Mücadelede gerekli midir? IMMANUEL Anketler 24 04-22-2009 00:28
Mesut Barzani'nin liderliğindeki Irak Kürdistan Demokrat Partisi'nin (IKDP) dış ilişk burjuva-haberci Güncel Haberler 0 05-27-2007 16:40
Irak'ın kuzeyindeki Mahmur'da Irak Kürdistan Demokratik Partisi'nin (IKDP) bürosunu h burjuva-haberci Dünya'dan Haberler 0 05-13-2007 15:10
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'ye bağlı Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin interne burjuva-haberci Güncel Haberler 0 05-06-2007 04:40
Güney Kürdistan sorunu üzerine ön düşünceler-1 - H. Fırat metin_new UKKTH 0 05-04-2007 17:09


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 22:46 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309