Sevgili trockii bu yazı baştan sona hatalı,bu yazıyı kaleme alan arkadaşın Staline olan hıncından dolayı olsa gerek Che ve Castro arasında çelişki/çekişme yaratarak olayı Sovyet üzerinden çok kötü bir ihanet paragdimasına dönüştürmüştür.Beningo'nun söylediklerini temel alıp onun doğruluğunu tartışmasız kabul etmek, başta CHE ve CASTRO arasındaki ilişkide mevcut belge ve tutanaklara itibar etmemek anlamını taşır.Cosiginin CHe 'ye yönelik eleştirisi o dönem sovyet politikasının bir gereğiydi,sovetlerin che yi pek sevdiği söylenemez,aynı şeklide che de soveyetlerin dünya genelinde yürüttüğü sosyal emperyalist politikaları tasvip ettiği de söylenemez.
Üstelik yazıyı yazan arkadaş öyle vahim bir hatada bulunmuş ki söylediği şeylerin kendisi dışında herkesin farkında olduğu şeyler olduğunu sanırım bilmiyor.Sanki Beningo pandoranın kutusunu açmış kutudan çıkan gerçek,biz dünya devrimci hareketlerine aşina olan herkesi şok etmiştir ! Böyle bir şey yoktur.Aylar önce sanırım "yaren" arkadaşın che hakkındaki bilgi edinme isteğine ben msn de bu sorunu uzun, uzun anlatmıştım.Yani Beningonun anlatımlarıyla meseleye vakıf olmuş insanlar değiliz.Bu adam durup duruken bunu ortalığa dunya alem duysun diye söylemedi ,Küresel kapitalizmin girdiği ekonomik buhranın yarattığı kapitalist çözülmeye karşı bu Devrimci ikonu tartışılır kılmak ,olası devrimci bir pratik eylemciliği "boşa" havale edip burjuvazinin direncine bir parça merhem sürmek amaçlıdır.Yani türkçesi herşeye hazırlıklı bir "karalama politikasıdır." Ne yazıkkı troçkist arkadaşların geleneksel politik tutumlarıda buna çanak tutmaya hazır ve nazırdır.Her dönem olduğu gibi ...)
Che'nin sosyalizm anlayışıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetlerinin sosyalist anlayışı temelden farklıydı Çünkü che sosyalizmin eneternasyonal örgütlenmesine bakış açısıyla sovyetlerin bakış açısı arasında ki ilişki sosyalizmmi ? sosyal emperyalizm mi ? ilişkisiydi uzun süre alttan, alta süregiden bu çelişki kendini che'nin Cezayir ziyaretinde Cezayir halkına yaptığı bir konuşmada açığa çıkarmıştır.Che o konuşmasında Sovetlerin artık sosyalist bir ülke olmadığını dünya genelinde yürüttğü politikanında sosyal emperyalist bir politika olduğunu ve bunun etkisininin de en çok afrika halkları üzerinde yürttüğü sömürgeci anlayışla kendisini gösterdiğini beyan etmiştir.Sovyetlerin yerkürede ezilen halkların verdiği mucadeleye ilkeleri doğrultusunda destek olması ve kapitalist emperyalist dünyanın azgın sömürüsü karşısında durması gerektiğini ancak soveyetlerin bunu yapmayıp bu sömürüye ortaklık koşması ve bunun da" sosyalizm " adına yapması ilkesiz ve ahlaksız bir politkanın ürünü olduğunu belirtmiştir.
İplerin kopuş aşaması bu Cezayir konuşmasıdır.Bundan sonraki olayların gelişimi ve che'nin Kübayı gizlice terk edip Afrikaya yönelmesi orda aradığını bulamamsı Fransa macerası ve en sonunda yine gizlice Kübaya geçip ordan latin afrikaya çıkarma yapması ordada hepimizin içini kanatan o trajik sonla buluşmasını, hemen hepimiz biliyoruz.Ama bildiğimiz bir şey daha var Che ve Castro arasındaki o muhteşem yoldaşlık ilişkisi ve dostlukları hiçbir zaman sekteye uğramadığı tam tersine Castro'nun her dönemde Che'nin en yakın koruyucusu olduğunu biliyoruz.İkisi arasında asla ve kat'a bir ihanet yaşanmamıştır.Bunu neden söylüyorum! Çünkü yazıyı kaleme alan şahsın böyle bir imasıda var!
Peki bolivya doğru bir seçimmiydi ? Bence hayır! Che'de çok iyi biliyordu ki ordan sağ çıkmayacağını ve orda gerilla mucadelesiyle bir Devrimin gerçekleşemeyeceğini...) Çünkü Che bolivya topraklarına ayak bastığında dikatörlük yıkılmış yerine Sovyetlerin Latin politikasına yakın olan reformist bir hüküğmet iş başına getirilmişti ve bu hükümetin yaptığı ilk iş te "toprak reformu " olmuştu yani kırsal alanları köylüye tapulamış,olası bir köylülük hareketine karşı konumunu rahatlatmıştı.Yani che nin bu anlamda yapacağı fazla bir şey kalmamış köylüden devşierbileceği bir gerilla örgütü kurma şansı sıfıra indirlmişti Zaten che'nin yanında olanların hemen hepside dış menşeeli gerillardı Cubalı,arjantinli ve fransızlardan oluşmuş aşağı yukarı 100 kişilik bir gurubu vardı,bu gurupla herhangi bir başarı sağlama imkanı zaten olanaksızdı hem yerel insan kaynağından yoksun,hem sovyetlerin hemde abd'nin siyasi baskısı altında olması onu bir anlamda tamamen yanlızlaştırıyor ve çaresizliğie itiyordu ki; Bolivya komünist partisine ve ülkenin kuzeyinde olan maden işçileri sendikasına yaptığı çağrınında bu iki gücün etkisi altında olan bu iki kurumun red yanıtıyla karşılaşması, adeta kolunun kanadının kırılması olmuştur. Sonrasınını zaten CHE'nin hayatını okuyan herkes biliyor.
Bu yazıya açıklık getirmemin nedeni,okuyucu arkadaşların yazılan çizilen herşeyin içindeki anlamı doğru kavrama/kavramama, kafalarında yaratılacak herhangi olumsuz bir soruya karşılıktı.Tarih elbette subjektif bir yorumlama değildir ama subjektivizimden uzaklaşmanız içinde verilerine belgelerine sahip olmanız gerekir.Yukardaki yazı ne bir veridir ne bir belgedir.Bir insanın neden ve amacı belli olan salt bir karalama politikasıdır.Biz bu tür ağızlara değil ,bizzat che'nin kendi el yazmaları olan yazılarına itibar ederiz.
Dostça selamlar.
__________________ Dün gece
Babil’e iki melek
indi sessizce......... Ruhum !..
sus ve seyret..........
Başladı t e k e r r ü r !.. Yâ, taham m ü ü l !.. Yâ, taham m ü ü l!
V.B.BAYRIL
Konu BABİL tarafından (03-15-2009 Saat 13:33 ) değiştirilmiştir.
|